Size en uygun öğretmeni arayın

Yeni İller eklendi.


Nerede oturuyorsunuz?

Ders seçiniz:

Cinsiyet Seçiniz:

9 sınıf Türk Dili Edebiyatı Konu Anlatımı-özel ders, ilan, ücret, ö?retmen sitesi
evinizde özel ders, ders sitesi

Özel Ders'te güvenebileceğiniz bir markayı sizin için oluşturduk.
Gecen sene 2000 öğrenciye ders verdik.
15 yıllık deneyim ile özel dersi evinize getiriyoruz.
Özel ders veren öğretmenleri, belirli eğitimlerden geçiriyoruz ve sizinle tanıştırıyoruz.
Öğrenciniz çalışmak istemiyor olabilir, ya da dersleri okulda takip edemiyor olabilir.
İlköğretim , Lise ve Üniversite Öğrencilerine Bay ve bayan eğitimciler olarak Özel Ders Veriyoruz. Üniversite öğrencilerinden ve mezunlarından ders Özel ders ilanları, özel ders verenlere ulaşabilirsiniz.
Özel ders ücretleri, özel ders fiyatlarını öğrenebilirsiniz.
.


I 1.Sınıf I 2.Sınıf I 3.Sınıf I 4.Sınıf I 5.Sınıf I 6.Sınıf I 7.Sınıf I 8.Sınıf I 9.Sınıf I 10.Sınıf I 11.Sınıf I 12.Sınıf I

9 sınıf Türk Dili Edebiyatı Konu Anlatımı


YAPISINA GÖRE KELİMELER

Türkçe eklemeli (sondan eklemeli) bir dildir. Türkçede değişmez kökler, onlardan türetilen gövdeler ve kök ve gövdelere eklenen yapım ve çekim ekleri vardır.
Dilimizi kullanışlı hâle getiren; aynı kelimelerle farklı anlamlar ifade edilmesini, kelime haznesinin genişlemesini sağlayan, eklerdir.


EK


Kelimelerle cümleler kurmak, onlara cümle içinde görev yüklemek ve kelimelerden yeni kelimeler türetmek amacıyla onlara eklenen seslere/hecelere ek denir.

Kelimelere cümlede görev yüklenirken ve onlardan yeni kelimeler türetilirken öncelik yapım eklerinindir. Yapım eklerinin üzerine çekim ekleri gelir. Ama bir iki ek haricinde çekim ekinin üzerine yapım eki getirilemez.
Ekler kendilerinden önceki kelimelere bitişik yazılır. Yalnız, "mİ" soru eki her zaman ayrı yazılır; "ek-fiil"in kendisi, yani "i-(mek)" de ayrı ya da bitişik yazılabilir. Zaten ek-fiil bitişik yazıldığında düşer, sadece zaman eki kalır:
mİ: Gelmedi mi?
i(mek): Gelecek idi, gelecekti
Ekler yapım ve çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Yapım ekleri anlam; çekim ekleri de görev belirler.


I. ÇEKİM EKLERİ


Kelimelerin çekimlenerek değişik yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere çekim eki denir.
Çekim ekleri, kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, kelimelerin cümlede görev almasını, hâlini, sayısını, zamanını, şahsını belirtir. Kısaca çekim ekleri kelimelerin cümle içerisinde kullanılmasını sağlar.
Kök veya gövde hâlindeki kelimeler ancak çekim eklerini alarak diğer kelimelere bağlanır, zaman ve şahıs anlamı kazanır.
"Kardeş kitap yer sor."
Bu kelime dizisi bu hâliyle ancak bir kelime yığınıdır. Bir maksat, duygu, fikir, haber, bilgi ifade etmez. Ancak "bu kelimelerle ne söylenmek istenebilir", sorusundan hareketle bir şeyler uydurulabilir ki bu yolla bu kelimelerin ne için söylendiği kesin olarak bilinemez.
Öyleyse bu kelime yığınını anlaşılır hâle getirmek için çekim eklerine ihtiyaç vardır. Çeşitli çekim ekleriyle bu kelimelerden anlamlı cümleler çıkarabiliriz:
"Kardeşine kitabın yerini sor."
"Kardeşimden kitapların yerini soracağım."
"Kardeşin kitabının yerini sordu."
Çekim ekleri eklendiği kelimenin anlamını değiştirmez. Çekim ekleri yeni kelimeler türetmeye yarayan ekler değildir; yani bu ekler kelimenin anlam ve türlerini değiştirmeyen eklerdir. Yukarıdaki örnekte değişik çekimlere rağmen kelimelerin anlamlarının değişmediği görülür.
Çekim ekleri getirildikleri kelimenin türüne göre ikiye ayrılır:
İsim çekim ekleri ve Fiil çekim ekleri
A. İSİM ÇEKİM EKLERİ

İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, fiillere bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir.
İsim çekim ekleri şunlardır:
1-Hâl ekleri: -i, -e, -de, -den, -in, -ce, -le
2-İyelik ekleri: -m, -n, -i, -si, -miz, -niz, -leri
3-Çoğul eki: -ler
4-Soru eki: mi
5-Ek-fiil: -dir, -idi, -imiş
6-Tamlama ekleri: -in,
7-İlgi zamiri -ki

1. HÂL (DURUM) EKLERİ

İsimleri isimlere, fiillere, edatlara bağlayan, diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklerdir.

İsmin hâllerinin başında yalın hâl (nominatif) gelir, ama bu hâlin eki olmadığı için sıralamaya dahil etmedik; isimler konusunda işlenmiştir.
a. -İ Belirtme/Yükleme Hâl Eki

Fiildeki işten, hareketten, eylemden etkilenen varlığı belirtir. Yani bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur.
ev-i gördüm, kapı-y-ı açtım, okul-u boyadılar, gül-ü koparmayın...
İsmi fiile bağlar.
Çocuklar ı buradan kim alacak?
Babası çocuğ u çağırdı.
Şimdi sorular ı cevaplayın.
Burada kim i bekliyorsunuz?
Türkçede iki tane -i eki vardır:
-i: iyelik eki: (onun) kalem-i
-i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?)


b. -E Yönelme Hâl Eki

İsimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar.
Yönelme hâlinde, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme söz konusudur.
okul-a git, ev-e dön...
Eklendiği kelimelere farklı anlamlar katar ve değişik anlam ilişkileri kurar.
Yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir. Bu eki alan kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir:
Bugün okula gitti.
Benim itirazım yapılan haksızlığa. (haksızlığadır: yüklem)
Fiyat, araç ile anlamı katar:
Kitabı bin liraya aldı. (karşılığında)
Bu iş kaç paraya olur?
Zaman bildirir, zarf tümleci yapar:
Bu iş sabaha biter.
Haftaya size gelelim.
Yer bildirir:
Bizi karşılamak için kapıya geldi.
İsimleri edatlara bağlar:
Akşama kadar okulda ders çalıştık.
Sabaha karşı varırız.
Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu.
Deyim kurar:
Ağzına geleni söyler.
İşleri yoluna koymak
Başına buyruk.
Başa gelen çekilir.
Çok cana yakın bir çocuktu.
İçin, aitlik, amaç ilgisi kurar:
Bunu size aldık. (sizin için)
Sana bir iyilik düşünüyorlar. (senin için)
Annesini görmeye gitti.
İkilemeler kurarak durum bildirir:
Otobüse nefes nefese yetiştiler.
İki ahbap kafa kafaya vermiş...
"-an, -en" sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar:
Soran sorana,
geçen geçene,
giden gidene...
Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş söz gruplarına gelir:
Geçmiş olsuna gitti. (demeye)


c. -DE Bulunma Hâl Eki

İsimleri fillere bağlar.
ev-de oturma, okul-da öğren, yurt-ta kaldı, devlet-te bulunuyor...
Cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem yapar:
Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. (dolaylı tümleç)
Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci)
Her şey yerli yerinde. (yüklem)
Zaman bildirir:
Okullar bu yıl da eylülde açılacak. (zarf tüml.)
Fiili durum yönüyle niteler:
Suyu bir yudumda içti. (zarf tüml.)
Siz ayakta kaldınız.
Çamaşırları elde yıkıyormuş.
Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü, miktar bildirir:
Yılda yirmi gün izni var.
Haftada bir geliyor.
Yüzde yetmiş başarı vardı.
İkilemeler kurar:
Ayda yılda bir uğrar oldu.
Elde avuçta ne varsa bitti.
Eklendiği kelimeyi sıfat yapar:
Parmak kalınlığında yaprakları var.
Yapım eki görevi görür:
Gözde sanatçılarımızdandı.
Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu?
Sözde Ermeni soykırımı...


d. -DEn Ayrılma/Uzaklaşma Hâl Eki

İsimleri fillere bağlar.
okul-dan çıktı, ev-den ayrıldı, yurt-tan geliyor, devlet-ten istedi...
Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar; yer, ayrılma, uzaklaşma bildirir:
Ali, evden yeni çıktı.
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.
Edat tümleci ve yüklem de yapar.
Gönüldendir şikâyet. (yüklem)
Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci)
Yalnızlıktan sıkıldım. (edat tümleci)
Durum bildirir:
Yağmur hafiften yağıyor.
Ben onu yakından tanırım.
Üstünlük, karşılaştırma bildirir:
Kıldan ince
baldan tatlı
Erzurum'dan soğuk şehir yok.
Bundan iyisi bulunmaz.
Bütünün parçasını, bütünden ayrılmayı ifade eder:
Verilen pastadan bir dilim yedi.
Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız.
Canından can vermek istiyordu.
İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur:
Akşamdan beri seni arıyoruz.
Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz?
Sebep bildirir:
Soğuktan tir tir titriyordu.
Yorgunluktan uyuyuverdi.
İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır:
Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi.
Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin.
Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat yapar:
Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu.
Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti.
Toptan satış
Uzaktan akraba
En içten duygular
İkilemeler kurar:
Zavallı çocuk günden güne eriyor.
Baştan başa bizim bu topraklar.
Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor.
Dünden bugüne ne değişti ki...
Varlıkların neden, hangi maddeden yapıldıklarını bildirir:
Üstüne yünden bir kazak almıştı.
Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı.
Ayı derisinden post; Rus'tan dost olmaz.
Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar:
Bu işi dünden halletmeliydik.
Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz.


e. -CE Eşitlik Hâl Eki

İsimlere ve isim soylu kelimelere eklenerek çeşitli anlamlar katar. Türkçe'nin işlek eklerinden biridir. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Tür olarak da isim, sıfat ve zarf türetir.
ben-ce, okul-ca, yurt-ça, sert-çe...
Gibi, benzerlik anlamları katar:
Çocukça davranışları vardı.
İnsanca hareket etmeliyiz.
Yüklem yapar:
Onun davranışları çok zaman delicedir.
Bakımında, yönüyle anlamı katar:
O sizden kiloca biraz daha düşük.
Akılca birbirinizden farkınız yok.
Göre anlamı katar, edat gibi kullanılır:
Sence bu yaptığın doğru mu?
Bence bu doğru.
Çokluk, abartma anlamı katar:
Evinde yüzlerce kitabı var.
Zaman bildiren isimlere gelerek eşitlik, süresince, boyu anlamı katar:
Bu okulda yıllarca çalıştım dedi.
O gün sizi saatlerce bekledik.
Birliktelik, beraberlik anlamı katar:
Bu kararı sınıfça aldık.
Bugün milletçe sevinçliyiz.
Durum bildirir; zarf tümleci yapar:
Anlatılanları sessizce dinledi.
Düşüncelerini açıkça dile getirdi.
Elazığ'dan gizlice ayrıldık.
Küçültme, sınırlandırma anlamı katar:
Oralarda yaşlıca bir adam dolaşıyordu.
Fatih, büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi.


f. -lE Vasıta Hâl Eki

"ile" edatı kaynaklıdır; "i" düşürülerek kullanılır.
Ünlüyle biten kelimelere eklenirken araya y kaynaştırma harfi girer:
masa>masa-y-la.
Ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde -la, -le şeklindedir:
kalem>kalemle.
İsim ve isim soylu kelimelere eklenerek değişik anlamlar katar. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci, edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır.
Edat tümleci yapar:
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. (edat tüml.)
Durum bildirir; zarf tümleci yapar:
İşi kolaylıkla başardı.
Ayağına gelen topa hızla vurdu.
Babasını sevinçle karşıladı.


Yüklem yapar: O artık bizimledir.
Birliktelik anlamı katar: Öğrencileriyle geziye gitmişti.
Araç, alet bildirir: Arabasıyla evimize kadar getirdi. İğneyle kuyu kazıyorsun.
"ve" bağlacı görevinde kullanılır:
Annemle kardeşim buraya geldiler.
Baki'yle Fuzuli, 16. yy. şairleridir.
Sebep ve zaman bildirir:
Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı.
Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı.
Zilin sesiyle yarışma bitti.


g. -(n)İn İlgi Hâl Eki (tamlayan eki)

İsimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar.
Bu ek birinci tekil ve çoğul şahıs için "-İm" şeklindedir: ben-im, biz-im.
İsimleri isimlere bağlar:
Benim elim kanadı
Kitabın yaprağı yırtılmış.
Yalancının mumu...
Gözlüğün camı...
İsimleri, zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar:
Bunu senin için yaptım dedi.
İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar:
Birincilik ödülü Atilla'nın oldu.
En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun.
Not: "-dEn" eki tamlayan ekinin yerini tutabilir:
öğrencilerin bazıları>öğrencilerden bazıları
onların biri>onlardan biri


2. İYELİK EKLERİ

İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini, ait oldukları kişileri belirten eklerdir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir.
kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları
masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları
su-y[3]-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları
ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri
İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir:
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.
Kapının kol-u,
işin baş-ı,
hayvan sevgi-s-i
İyelik ekleri bazen yer bildiren zamirlerden (işaret zamirleri) sonra gelerek belirtme görevlerinde bulunur:
burası, ötesi, şurası...
Sıfatlardan sonra gelerek zamir yapar: doğrusu, böylesi, başkası...
Bazen isimlerle ve sıfatlarla birlikte sevgi ve abartma ifade eder:
Camın İstanbul.
Güzelim çiçekler kurumuş
İyelik eklerinden sonra hâl ekleri gelebilir:
Baba-m-a soracağım.
Kardeş-i-n-i arıyormuş.
-ler ekiyle -i iyelik eki birlikte kullanılarak zaman bakımından genelleme yapılır:
akşamları, sabahları, gündüzleri...


3. İLGİ ZAMİRİ: -ki

İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlamaların yerini tutabilir:
benim kalemim>benimki
onun eli>onunki
Türkçede üç tane "ki" vardır: "ki", "-ki", "-ki"


a. "ki" Bağlacı

Sadece "ki" biçimi vardır.
Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
"ki" ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir:
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Yağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın.
Atatürk diyor ki: ...
Bir şey biliyor ki konuşuyor.
Ben ki hep sizin için çalıştım.
Sınavı kazanabilir miyim ki...
Baktım ki gitmiş.


b. "-ki" İlgi Zamiri

Ek hâlindeki tek zamirdir.
Eklendiği kelimeye -ki sadece isim tamlamasında tamlayana eklenir- bitişik yazılır ve bir ismin (tamlamaların) yerini tutar.
Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece -ki şekli vardır:
senin kalemin>seninki, Ali'nin eli>Ali'ninki, onun düşüncesi>onunki...


c. "-ki" Yapım Eki

İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir.
Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken "-dE" hâl ekiyle birlikte kullanılır.
Sadece -ki ve az da olsa -kü şekilleri vardır:
bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım...
masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap...


4. -lEr ÇOĞUL EKİ

Cins isimlerine gelerek onların çoğul şekillerini yapar.
Kelimeler arasında ilgi kurmaz:
dağlar, fikirler, idealler, öğrenciler, dertler...
Özel isimlere getirildiğinde:


1. Aile anlamı katar ; -gil ekinin yerine kullanılır, yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır
Yarın Ahmetlere gideceğiz.
İzmir'e, amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. (burada özel isme getirilmemiş.)
Aliler bize gelecekler.
2. Benzerleri anlamı katar, kesme işaretiyle ayırarak yazılır:
Bu millet nice Fatih'ler, Kemal'ler yetiştirecektir.
Bu topraklarda ne Çaldıran'lar, ne Ridaniye'ler yaşandı.
3. Aynı ismi taşıyanları belirtir:
Sınıftaki Ali'ler ayağa kalksın.
Hüseyin'lerin hepsi buraya gelsin.
4. Abartma anlamı katar:
Çalışmak için ta Almanya'lara gitti.
5. Topluluk kavramı bildirir:
Türkler, Yunanlar, Adanalılar, Konyalılar...
Bunların dışında:
-İkilemeler yapar:
Yıllar yılı bekledik.
-Abartma anlamı katar, bazen "bir" kelimesiyle birlikte bu anlamı verir:
Ateşler içinde kıvranıyordu.
O gün dünyalar benim olmuştu.
Valizler dolusu kitapları ne zaman almıştı.
Bir kumaşlar almış, görmelisiniz.
Bir bahçeler var, sözle anlatılmaz.
Bir zamanlar ne kadar şendik.


-Çoğul zamirlere getirilerek tekrar çoğul yapar: Bizler, sizler
-Saygı veya alay anlamı katar:
Dostumuz nedense bizi çağırmamışlar.
Müdür Bey döndüler mi?
-Her anlamı katar:
Akşamları erken yemek yeriz.
Sabahları geç kalkarım.
-"Yaş" kelimesine getirilerek yaşça yaklaşıklık bildirir:
O zaman henüz sekiz yaşlarında idi.
İyelik üçüncü çoğul eki ve şahıs eki ile karıştırılmamalıdır.
Çocuklar (çoğul eki) annelerini (iyelik eki) bekliyorlar (şahıs eki).


5. "mİ" SORU EKİ

Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir:
Gelecek miydin? (fiile)
Sen misin? (isme)
Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır.
Büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar:
Salı mı?Sen mi?O mu?Ölü mü?
Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır.
Seni çağıran bu çocuk muydu?
Vurguyu kendinden önceki kelimeye aktarır. Yani mi soru ekinden önce gelen kelime vurgulanan kelimedir:
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır:
Pekiştirme görevinde: Güzel mi güzel bir yer burası.


6. EK-FİİL

İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan, ek hâlindeki fiildir.
"imek" fiilinin ek olarak kullanımıdır. Genellikle bitişik yazılır.
Dört kipe göre çekimi vardır:
Geniş zaman
-di'li geçmiş zaman
-miş'li geçmiş zaman
Şart kipi


1. Geniş zaman

İsim soylu kelimelere kişi ekleri getirilerek yapılır. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. Üçüncü kişilere "- dİr " eki getirilir.
"insanım, insansın, insan(dır), insanız, insansınız, insan(dır)lar"
Ben bir küçük kelebeğim.
Ü stümüze doğan bir güneşsin sen.
Her taraf bugün bir başka güzel(dir).
Bu ek fiillere getirildiğinde kesinlik veya olasılık anlamı katar.
Ulaş şimdi tatil yapıyordur. (olasılık)
Bu durumda işe gitmeyecektir. (kesinlik)


2. -di'li geçmiş zaman

Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman çekimi, kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir.
"idim, idin, idi, idik, idiniz, idiler"

Bir güzelin hayranıydım.



SES BİLGİSİ

Dil ve Ses : Dil, seslerden oluşan bir işaretler dizgesi olup duygu, düşünce ve istekleri aktarmaya yarayan araçtır.
Türkçe'nin Sesleri : Kulağın duyabildiği titreşimler ses olarak adlandırılırken seslerin yazıdaki hallerine harf denir. Türkçe'nin yazı dilinde 29 harf vardır. Bu harfler, ses özellikleri yönünden ünlü ve ünsüz harfler olmak üzere iki grupta incelenir.
Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.
Türkçe'de bütün ünlüler aynı değerdedir. Uzun ya da kısa ünlü olmaz. Bu nedenle içinde uzun ünlü bulunan sözcükler Türkçe olamaz.
Ünlüler, kalın-ince, düz yuvarlak, geniş-dar olma özelliklerine göre aşağıdaki şemada olduğu biçimde gruplandırılır.

Dilin Durumuna Göre
Kalın:
a, ı, o, u
İnce:
e, i, ö, ü

Dudakların Durumuna Göre
Düz:
a, e, ı, i
Yuvarlak:
o, ö, u, ü

Alt Çenenin
Durumuna Göre

Geniş:
a, e, o, ö

Dar:
ı, i, u, ü
Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.

İlk hece
Diğer heceler
a,ı,o,u
a,ı,o,u
e,i,ö,ü
e,i,ö,ü
Örnek : Uyan
kalın ağaç
ince çiçek
Uymayan
domates vücut
sürahi insan

Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

ü Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.
Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)
ü Büyük ünlü uymuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.
Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan
ü Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe'deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz.
Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü- yor , bakar- ken , akşam- ki , sabah- leyin , yeşil- imtrak , turunç- gil
ü Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz. Örnek : Atakule, Kadıköy
Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur.

İlk hece
Diğer heceler
a,e,ı,i
a,e,ı,i
Örnek : bilge, ıslak, azgın, incirler

Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır.

İlk hece
Diğer heceler
o,ö,u,ü
a,e,u,ü
Örnek : oduncu, gülümsemek, kömürlük, öğrenci

Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

ü Dilimizde “o,ö” yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.
Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs
Uyanlar : üzüm, kömür, soba
ü Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede “a,e” düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre “ı,i” düz ünlülerine de geçebilir.
Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık
ü Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz.
Örnek : misafir, tasvir, kalem
ü Büyük ünlü uyumuna uymayan “-ki” eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.
Örnek : dünkü, bugünkü
UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde “b,m,v” ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek:
Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun

Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe'de 21 ünsüz vardır.
Ünsüz Harflerin Özellikleri :
ü Türkçe'de normalden kalın ya da ince okunan bir ünsüz yoktur.
Örnek : rüzgar, kagir, lazım
ü Yansımaların dışında Türkçe sözcüklerin başında “c,ğ,l,m,n,r,z” ünsüzleri bulunmaz.
ü Türkçe sözcüklerde “j,f” ünsüzleri hiç kullanılmaz.
Örnek : fare, jambon, jilet
ü Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz.
Örnek : krem, spor, tren, plak, trafik
ü Bileşik sözcükler ve özel isimler dışında Türkçe sözcüklerde “n-b” sesleri yanyana gelmez.
Örnek : İstanbul, Safranbolu, Sonbahar, Ambar, Kumbara, Perşembe
Ünsüzler çıkarılırken ses tellerinde titreşimli olmalarına karşın, kimi ünsüzlerin çıkışında titreşim olmadığı görülür. Bu açıdan değerlendirildiğinde ünsüzler, sert ve yumuşak ünsüzler olmak üzere iki grupta incelenir.
Ünsüz Benzeşmesi Kuralı : Sert ünsüzlerin (f,s,t,k,ç,ş,h,p) biriyşe biten sözcüklere c,d,g yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki
C, Ç ‘ye D,T' ye G,K' ye dönüşür.
Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı yazımlar yazım yanlışı yaratır.
Örnek :
giriş-gen girişken
dost-dur dosttur
Arap-ca Arapça

1) Ünsüz sertleşmesi, özel adlara ve sayılara getirilen eklere de uygulanır.
Örnek: Yanlış Değişim Doğru
Sinop'da “d”,”t” ‘ye Sinop'ta
Mehmet-cik “c”,”ç” ‘ye Mehmetçik
1970 ‘den “d”,”t” ‘ye 1970′ten
1923 ‘de “d”,”t” ‘ye 1923 ‘te
Örnek :
Beklediğimiz otobüs Ulus'dan kalkıp, Kızılay'dan geçecek.
Bu saatte oraya çoktan varmışdır.

2) Sözcük biçiminde olan de / da bağlacı, ünsüz sertleşmesi kuralından etkilenerek, te / ta biçiminde yazılmaz.
Örnek : Yanlış Doğru
hiç te hiç de
olup ta olup da

3) Ünsüzlerin benzeşmesi kuralına aykırı olan bazı ekler vardır.
Örnek : Yanlış Doğru
üç - ken üç - gen
çocuk - çağız çocuk - cağız
Ünsüz Yumuşaması (Değişimi) Kuralı : Bir sözcük p,ç,t,k sert ünsüzlerinden biriyle biterken, bu sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, sert ünsüzler yumuşayarak;
p,b ‘ye - ç,c ‘ye - k,ğ ‘ye - t,d ‘ye dönüşür.
Örnek : balık balığın
kitap kitaba
ağaç ağacı
kağıt kağıdı

Ünsüz Yumuşamasıyla İlgili Kurallar :

1) Kimi Türkçe ve Türkçe'ye girmiş sözcüklerde yumuşama görülmez.
Örnek :
konut konutun (Türkçe) hilafet hilafeti (Yabancı)
taşıt taşıta (Türkçe) barikat barikatın (Yabancı)

2) Tek heceli sözcüklerde de genellikle yumuşama olmaz.
Örnek : saç saçım
kaç kaça

3) Özel adların sonuna gelen p,ç,t,k set ünsüzleri yalnızca okunurken yumuşatılır. Bu yumuşama yazımda gösterilmez.
Örnek : Okunuş Yazılış
Ayvalığ'a Ayvalık'a
Ahmed'in Ahmet'in

Türkçe'de Meydana Gelen Ses Olayları:

Ses Düşmesi : Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde, bir sesin düştüğü görülür.
a) Ünlü Düşmesi : İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler. Buna orta hece düşmesi de denir.
omuz um omzum oğul u oğlu
kahır ol kahrol seyir et seyret
ayır ıntı ayrıntı sıyır ık sıyrık
yalın ız yalnız yanıl ış yanlış

b) Ünsüz Düşmesi : Bazı sözcükler, çeşitli etkilerle birleşirken sözcüğün sonundaki ünsüz harf düşebilir. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir.
yumuşak cık yumuşacık sıcak cık sıcacık
yüksek l yüksel küçük l küçül
rast gelmek rasgelmek ast teğmen asteğmen
Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.
Ses Türemesi : Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer. Türkçe'de ses türemesi olayına fazla rastlanmaz.

Ses türemesi yaratan başıca durumlar:

a) Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına “y,ş,s,n” ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ses türemesine kaynaştırma da denir.
Örnek :
oku-y-an okuyan
baba-s-ı babası
yedi-ş-er yedişer
elma-n-ın elmanın
b) Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ses türemesi görülür.
Örnek : his etmek hissetmek
red etmek reddetmek
Bu sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar.

Örnek :
af-ı affı
had-i haddi

c) Kimi sözcükler pekiştirilirken ses türemesi meydana gelir.
Örnek : yalnız yap-a-yalnız
sağlam sap-a-sağlam
dar-a-cık daracık
bir-i-cik biricik

Ses Daralması (Ünlü Daralması) : “a,e” geniş ünlüsüyle biten sözcüklere “-yor” şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralıp değişerek “ı,i,u,ü” olur.
Örnek : bekle-yor bekliyor
oyna-yor oynuyor
“-ma,-me” olumsuzluk ekleri de “-yor” ekiyle birleştiğinde daralarak “-mı, -mi, -mu, -mü” olur.
Örnek : gelme-yor gelmiyor
bakma-yor bakmıyor

Ulama : Ünsüz harfle biten sözcüğün son ünsüz harfinin kendisinden sonra gelen ve ünlü harfle başlayan sözcüğün ilk hecesiyle birleştirilerek okunmasıdır.
Örnek :

Dönülme z ak şamı n uf kundayız vakit çok geç

Bu son fasıldı r ey öm rüm nasıl geçersen geç





CÜMLENİN ÖGELERİ

Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle (tümce) denir.

Cümle, özne ve yüklem gibi temel; nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci gibi yardımcı ögelerden oluşur.

Şimdi cümlenin ögelerine tek tek değinelim.



YÜKLEM

Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Yüklem, tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer ögeler yüklemin tamamlayıcı ögeleridir.

Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir ögeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız. Örneğin;

"Anlıyorum" sözcüğü "anlamak" eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla bu, bir cümledir.

"Bugün mutfakta anneme yardım ettim."

cümlesindeki altı çizili söz birleşik fiil olduğu için,

"Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır."

cümlesindeki altı çizili söz isim tamlaması olduğundan,

"Türkçe dersimize giren kişi genç bir öğretmendi."

cümlesindeki altı çizili kısım ise sıfat tamlaması olduğundan bölünemez ve bu şekilde yüklem olur.



ÖZNE

Cümlede yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da oluş içinde bulunan ögedir. Cümlenin temel ögesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.

Cümlede özneyi bulmak için yükleme "kim" ve "ne" sorularını sorarız. Ancak özellikle "ne" sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, biz özne sorusunu yükleme değişik biçimde sorarız. Örneğin;

"Bu elbiseyi annem aldı."

cümlesinde "aldı" yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme "Alan kim?" diye soruyoruz. Cevap olarak "annem" geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.

Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, açık olarak verilebileceği gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki kişi eklerinden anlaşılan bu tür öznelere "gizli özne" adı verilir.

"Ders çalışmana yardım ederim."

cümlesinin yüklemi "yardım ederim" sözcüğüdür. Özneyi bulmak için "Yardım eden kim?" diye soruyoruz, "Ben" cevabı geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği kişiden çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan ögelerden biri sayılmaz.

Yani "Gördüm." cümlesinde öznenin "ben" olduğu görülse bile bu cümle sadece yüklemden oluşmuş sayılır.

Bazı cümlelerde işi yapan belli değildir. Bu cümlelerde işten etkilenen öge sözde özne kabul edilir.

"Sokaklar çok güzel temizlendi."

cümlesinde işi yapan belli değildir. Ama işten etki-lenen öge vardır. “Temizlenen ne?” sorusu bize “sokaklar” sözcüğünü veriyor. Bu şekildeki öznelere sözde özne denir.

Bazı cümlelerde ise özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli değildir.

"Yağmurlu havalarda geziye gidilmez."

cümlesinde "gidilmeyen ne, gidilmeyen kim?" gibi sorulara cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.



NESNE

Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen ögedir. Yükleme sorulan "kimi, neyi, ne" sorularına cevap verir.

Nesneler hâl ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir.



1. Belirtili Nesne

Nesne görevinde bulunan söz, "-i" hâl ekini almışsa, nesneye belirtili nesne denir.

"Kitabı öğretmenden aldı."

cümlesinde "kitabı" nesnesi "-i" hal eki aldığından belirtili nesnedir.



2. Belirtisiz Nesne

Nesne görevinde bulunan söz "-i" hâl ekini almamışsa buna, belirtisiz nesne denir.

"Akşama kadar odasında kitap okudu."

cümlesinde "kitap" nesnesi bu eki almamış ve belirtisiz nesne olmuştur.



DOLAYLI TÜMLEÇ

Yüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren ögedir. Yükleme sorulan "-e", "-de" ve "-den" hâl eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu, bunun diğer ögelerle karışmasına engel olur.

"Çözemediği soruları bana sorar."

cümlesinde altı çizili ögeyi bulabilmek için yükleme "kime" sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da aynı eki almış. Öyleyse "bana" sözü dolaylı tümleçtir.

"Akşama eve geç kalmayın."

cümlesinde altı çizili sözcük de "-e" hâl ekini almıştır. Ancak bu ögeyi bulmak için yükleme "ne zaman" sorusunu soruyoruz. Görüldüğü gibi soru hâl eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, "-e" hâl eki almış olmasına rağmen dolaylı tümleç değildir.

Aynı durumu "-de" ve "-den" eklerinde de görebiliriz.

"Sabah erkenden dağa çıkacağız."

"Öğrenciler henüz dersten çıkmadı."

"Okulun bahçesinde top oynadık.

cümlelerindeki altı çizili sözler dolaylı tümleçtir.



ZARF TÜMLECİ

Yüklemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren ögelerdir. Bunların her biri değişik bir soruyla bulunur.

"Yazın bol bol kitap okuyacağım."

cümlesindeki altı çizili zarf "ne zaman",

"Arabamız engebeli yolda ağır ağır ilerliyordu."

cümlesinde altı çizili zarf "nasıl",

"Çocuğun dersleri şaşılacak kadar iyiydi.

cümlesindeki altı çizili zarf "ne kadar",

"Ayakkabıları içeri alın."

cümlesindeki altı çizili zarf "nereye" sorusuna cevap vermiştir. Yükleme sorulan bu sorulara cevap veren ögeler daima zarftır.



CÜMLE VURGUSU

Cümlede asıl anlatılmak istenen öge vurgulanır. Biz konuşurken, önemsediğimiz ögeyi cümlenin herhangi bir yerinde ses tonumuzu yükselterek vurgulayabiliriz. Ancak yazıda bunu yapamayacağımızdan, vurgulamak istediğimiz ögeyi yükleme yaklaştırırız. Yani cümlede yükleme en yakın öge, en çok vurgulanan ögedir.

"Babam bizi dün fuara götürdü."

cümlesinde yükleme en yakın olduğu için dolaylı tümleç,

"Babam bizi fuara dün götürdü."

cümlesinde yükleme en yakın olduğu için zarf tümleci;

"Babam fuara dün bizi götürdü."

cümlesinde yükleme en yakın olduğu için nesne;

"Dün fuara bizi babam götürdü."

cümlesinde yükleme en yakın olduğu için özne vurguludur.



ARA SÖZ

Cümleyi söylerken söz arasına sıkıştırılan, bazen bir ögenin açıklayıcısı, bazen cümle dışı unsur olan söz veya söz öbeklerine ara söz denir.

"Büyüdüğüm o güzel şehri, Bursa'yı, asla unutamam."

cümlesinde "Bursa'yı" ara sözü cümlenin nesnesinin açıklayıcısı olarak kullanılmıştır.

Ara söz daima açıkladığı ögeden sonra gelir.


PARAGRAF BİLGİSİ

Paragrafın Yapı Bilgisinin Önemi Paragrafları doğru anlayabilmek İçin paragrafın yapısı üzerinde, geniş bir bilgiye ve pratiğe sahip olmamız gerekmektedir. Paragraflar genellikle iki gurupta toplanabilir. Birincisi öyküleme ağırlıklı yani bir düşüncenin değil olay akışının ağırlıklı olduğu paragraflar. Bu gruptakilerin yapısının bilinmesi pek önemli değildir. Bizim için asıl önemli olan düşünce yazısı türündeki paragrafların yapısıdır. Düşünce yazısı türündeki eserlerden alınmış paragrafların giriş, gelişme, sonuç şeklinde planlan vardır.
ÖSYM sorularında paragrafın yapısıyla doğrudan ilgili sorular azdır. Fakat önceden de belirttiğimiz gibi paragrafın yapı bilgisinin ana fikir ve yardımcı fikir sorularında büyük yarar olmaktadır. Onun için bu konuya özellikle dikkat edilmeli bu konu en ince ayrıntısına kadar bilinmelidir. Ondan da önemlisi örnek paragraflar üzerinde çalışmalar yapılmalıdır.
Paragrafla İlgili Soru Tipleri

ÖSS'deki paragraf soruları değişik tiplerde olabilir. Paragraf sorularının genellikle şu alanlar üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir:
Paragrafın konusuyla ilgili sorular
Paragrafın ana düşüncesini buldurmaya yönelik sorular
Paragrafın yapısı ve kuruluşuyla ilgili sorular
Paragrafta işlenen konunun yorumuyla ilgili sorular
Paragrafta tanıtılan kişilerin özellikleriyle ilgili sorular
Paragrafı geliştirip sürdürecek yazının başlığıyla ilgili sorular

Paragraf planı ya da yapısı ile ilgili sorularda şu soru kalıpları kullanılmaktadır:
-Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
-Düşüncenin akışına göre ... cümlesinin numaralanmış yerlerden hangisine getirilmesi uygun olur?
-Bu parçanın son cümlesi düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanabilir?
-Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
-Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
-Bu parçanın anlam akışındaki bozukluğu gidermek için, aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
-Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?

GİRİŞ - GELİŞME - SONUÇ CÜMLESİ

Giriş Bölümü İdeal bir paragrafın ilk bölümü olan giriş bölümünde yazar, sonraki bölümde savunacağı, üzerinde duracağı, destekleyeceği fikri ortaya atar.
Bir Yazının İlk Cümlesinin Özellikleri
Paragrafta giriş bölümü genellikle tek, bazen de iki cümleden oluşur. Giriş bölümünün ilk cümlesi önemlidir. Bu aynı zamanda bir yazının veya paragrafın ilk cümlesi olacağından bu cümlede bir önceki cümleyi gerektirecek ifadeler bulunmaz. ÖSYM sorularının bir kısmı, bir yazının ilk cümlesi olmaya uygun olan cümleyi bulmamızı isteyen sorulardır.
Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyelim:
Bir yazının ilk cümlesi olmaya uygun olan cümleler:
Eleştirmenlerin görüşlerine güvenmeyen sanatçının başarılı olacağına inanmıyorum.
Türk şiirinde kullanılmış birçok ölçü vardır.
Her eser, yazarından okuyucuya bir mektuptur.
Okumayan insanlar ile hiçbir işin başarılamayacağını birçok insan kabul ediyor.

Dikkat edilirse bu sütundaki cümleler, kendilerinden önce başka cümlelere gerek duymadan bir paragraf başlatabilirler. Çünkü bu cümlelerde, sonraki cümlelerde ispatlanması gereken birer yargı vardır. Bağlayıcı öğe yoktur. Demek ki bu cümleler bir yazının ilk cümlesi olabilir.
Bir yazının ilk cümlesi olmaya uygun olmayan cümleler:
Eleştirmenin bu görüşüne güvenmeyen sanatçı başarılı olamaz.
Türk şiirinde kullanılmış bunun gibi daha birçok ölçü vardır.
Özetle, her eser yazarından okuyucuya bir mektuptur.
Bundan dolayı, okumayan insanlar ile hiçbir iş başarılamayacağını savunuyorum.

Dikkat edilirse bu cümleler daha önceki cümleye bağlanıyor. Demek ki bu cümlelerden önce başka cümleler var. Öyleyse bunlar bir yazının ilk cümlesi olmaya uygun değildir. Öyleyse şunu bilmemiz gerekiyor ki bir yazının ilk cümlesi olacak cümlede "bundan dolayı, çünkü, ama, ancak, şöyle ki, fakat, yalnız, özetle" gibi önceki bir cümlenin habercisi, bağlayıcı sözcükler bulunmamalıdır.
* Aşağıdaki cümlelerde bağlayıcı öğelerin olmadığına ve bu cümlelerin bir yazının ilk cümlesi olmaya uygunluğuna dikkat ediniz.
Sanatçılar, dış dünyadan algıladıklarını iç dünyalarıyla birleştirerek bunları eserlerine yansıtırlar.
Sözcükleri kişilerin özelliklerine göre ve titizlikle seçmeleri, ustaca kullanmaları sanatçıların üslûplarına ayrı bir özellik kazandırır.
Öykülerde konu olarak genelde insan ve deniz işlenir.
Sait Faik'in hikâyelerine toplumun her kesimi, her insan, her duygu konu olmuştur.
Gözlem yeteneği güçlü yazarlar konu sıkıntısı çekmezler.
Sait Faik, İstanbul'un daha çok kenar mahallelerini ve adaları anlatmıştır.
Yazarların eserlerinde çevrelerini anlatmaları iyidir ne var ki bu bazen aşırıya kaçıyor.

* Aşağıdaki cümlelerde bulunan bağlayıcı öğelere ve bu cümlelerin bir yazının ilk cümlesi olamayacağına dikkat ediniz.
-Sanatçılar, dış dünyadan algıladıkları bu görüntüleri iç dünyalarıyla birleştirerek eserlerine yansıtırlar.
-Sözcükleri kişilerin özelliklerine göre ve titizlikle seçmesi ustaca kullanması üslubuna ayrı bir özellik kazandırmıştır.
-Öykülerinin ana konusu insan ve denizdir.
-Özetleyecek olursak hayatın herhangi bir dakikası, birkaç saati öykülerine konu olabilir.
-Çünkü gözlem yeteneği güçlüydü ve konu sıkıntısı çekmiyordu.
-Sait Faik, İstanbul'un daha çok kenar mahallelerini ve adaları bunun için anlatmıştır.
-Ne var ki yazarların, eserlerinde çevrelerini anlatmaları bazen aşırıya kaçıyor.

Örnek Soru: Aşağıdaki cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense, bunlardan hangisi o paragrafın giriş cümlesi olur?
A) Nice eserler, biçimce zayıf ve çirkin olduklarından başarı kazanamamıştır.
B) Sanat eseri, içerikle biçimden örülmüş bir bileşim, bölünmez bir bütündür.
C) Öyleyse, tek başına ne içerik ne de biçim bir eseri değerli kılmaya yetmez.
D) Bundan ötürü, bir eserin değerlendirmesini yalnızca biçim ya da yalnızca içeriğe göre yapmak yanlıştır.
E) Özce anlamsız, içeriği hiçe sayan eserler de kısa sürede unutulmuştur. Yanıt: B

Örnek: Aşağıdaki örnek parçada giriş bölümüne dikkat edelim.
Yakup Bey, çocuklarına modern eğitim sistemlerine örnek olacak değerde bir eğitim metodu uygular. Çocuklarına kızmayı adet edinmemiş bu olgun baba, yaramazlık yapan çocuklarını azarlamak ya da dövmek yerine, ellerine birer kâğıt kalem tutuşturur, önlerine de bir vazo çiçek veya başka bir örnek koyar, elindeki bozuk paraları şangırdatırmış. Çocukları, şangırdayan paraların ödül olarak verileceğini hayal ederken bir taraftan da pür dikkat resim yaparlarmış.
Örnek: Aşağıdaki parçada yazarın birinci bölümde bir fikir öne sürdüğüne ve ikinci bölümde bu fikrini desteklemek için örnek verdiğine son bölümde bir sonuca ulaştığına dikkat ediniz. Bunlar giriş, gelişme ve sonuç bölümleridir.
Sanatta güzelliğin onun anlaşılırlığı ve yararlılığı gibi durumlarla ilgisiz olduğu iyi bilinmeli. Antep'in ünlü sinemacısı Nakıp Ali, o sıralar çok tutulan "Beyaz Yele" ve "Kırmızı Balon" filmlerini kente getirtmiş, oynatacakmış da pek umudu yokmuş. Umulmadık bir seyirci kitlesiyle karşı-laşmış. Filmden ne anladıkları konusunda sorulan sorulara seyirciler düz bir yanıt vermişler: "Bilmem... Çok güzeldi." Güzelliğin başlı başına bir işlevi var anlaşılan. Yararlı ya da anlaşılır olması önemli değil, var olması yetiyor. Bu da ister aydınların ister halkın neyi anlayıp anlamadığı, neyi sevip sevmeyeceği, ona nelerin sunulması gerektiği konusunda ahkâm kesmekten alıkoymalı bizleri.
Giriş bölümü konuya giriştir. Sonrasında mutlaka örnek gelecek diye bir şart yoktur. Aşağıdaki paragrafta giriş bölümünde konuya giriş yapılmıştır. Sonraki cümlelerde ise birinci cümlede sözü edilen insanlara çengel atmak sözünün anlamı açıklanmıştır. Konuya nasıl girildiğine, açıklamanın nasıl yapıldığına dikkat edelim.
Örnek: Ben yazılarımda sadece, insanlara çengel atmaya çalışırım. Onların düşüncelerine, sözlerine, düşlerine, mutluluklarına, acılarına, sevinçlerine ve bu yiğitlerin yoğurt yiyişlerine eğilirim. Bir başka deyişle yaşayanları kitaplara geçirerek ölümsüzleştiririm, onları tekrar yaşatırım. Kaleme gelmezlerden, gönül belasına düşenlerden tutun da çanak yalayıcılara, hıkmıkçılara, iyilik pehlivanlarına, diktatörlere uzaktan merhabacılara değin herkes benim tenceremde pişer.
Giriş Cümlesinin Özellikleri

- Konunun ortaya konulduğu cümledir.
- Paragraf genelden özele dayalı bir düşünce zincirine dayalı ise giriş cümlesi konuyla birlikte ana düşünceyi de yansıtır. Bu durumda genel bir yargı niteliği taşır.
- Paragraf özelden genele dayalı bir düşünce zincirine göre kurulmuşsa, giriş cümlesi sadece konuyu verir.
- Dil ve düşünce yönünden, kendinden sonra gelen cümlelerle bağlantılıdır.
- "Böylece, üstelik, bununla beraber, nitekim..." gibi bağlantı öğeleriyle başlayamaz.

Gelişme Bölümü

Giriş bölümünde öne sürülen düşünce bu bölümde desteklenir, ispatlanır. Yazar, ortaya attığı düşüncesini geliştirmek veya ispatlamak için düşünceyi geliştirme yolları kullanır. Bu bölümde açıklama, destekleme, ispatlama esas olduğu için bağlayıcı öğe dediğimiz bundan dolayı, çünkü, ama, ancak, bu görüşe göre, öyle ise gibi, bulunduğu cümleyi bir önceki cümleye bağlayan sözler göze çarpar.

Örnek: Aşağıdaki örnek parçada bağlayıcı öğelere dikkat edelim. Böylece gelişme bölümünün hangi cümleyle başladığını bulalım.
Sözcükler zamanla, çeşitli sebeplerle, çok değişik kavramları karşılar hale gelebiliyorlar. Sözgelimi, önceleri sırf koyun, sığır, deve gibi hayvanların topuna birden mal denirken, bu sözcük bugün daha çok, her türlü taşınabilen servet anlamında kullanılmaktadır. Çünkü, bir zamanlar çobanlıkla geçinen dedelerimiz servet olarak yalnız bu büyükbaş hayvanları tanıyorlardı; başka kültür çevreleriyle temasa geçince, servet olarak başka nesneleri de öğrendiler. Böylece mal sözcüğü kültür değişimi sonunda öteki nesneleri de içine aldı.
Parça okunduğunda görülüyor ki ilk cümle giriş bölümünü oluşturuyor. Ana fikir bu cümleden anlaşılıyor. Daha sonraki bölümde ana fikir ispatlanıyor. Sözgelimi ifadesiyle örnek veriliyor. Çünkü ifadesiyle açıklama yapılıyor. Böylece ifadesiyle anlatılan örnek derlenip toparlanıyor.
Örnek: Aşağıdaki parçayı inceleyip giriş ve gelişme bölümlerine dikkat edelim.
Bugün biz insanlarımıza, kendi dillerinde, kendileri için gerekli temel bilgileri verecek olan kitapları dahi okutabilme konusunda tam bir ba-şarısızlık içindeyiz. Basılan gazete, dergi ve kitap sayılarına baktığımızda bunun çarpıcı bir olumsuzluk olarak karşımızda durduğunu görmekte gecikmeyiz. Buna kütüphanelerden yararlanma oranlarını da ekleyebiliriz. Hatta kitapların baskı adetlerine de bir göz atabiliriz. İtiraf etmeliyiz ki insanlarımızın kitaplardan yararlanma oranı çok düşük.
Yukarıdaki parçada ilk işarete kadar olan kısım giriş cümlesidir. Burada insanımızın kitaplardan yararlanmadığı görüşü belirtilmiştir. Sonraki bölümde yani gelişme bölümünde bu düşünceyi inandırıcı hale getirmek amacıyla deliller sıralanmış ve sonuç bölümü olan son cümlede de düşünce yinelenmiş, derli toplu bir şekilde belirtilmiştir.
Örnek: Aşağıdaki parçayı inceleyip giriş ve gelişme bölümlerine dikkat ediniz.
Her birine çok büyük saygı gösterdiğim bazı kitapevlerinin 80'li yıllardan itibaren değişik derecelerde yozlaştığı görüşündeyim. Bunlar önceleri bir kitabevi zincirinin parçası oldular. Kâr kaygılarıyla raflarındaki edebiyat ve şiir kitaplarının sayısını en aza indirdiler. Kaset, dergi, gezi rehberi, takvim gibi nesneler satmaya başladılar. Masraflarını kısmak için asgari ücrete razı kitap sevmez insanlar çalıştırmaya başladılar. Kitaplardan gasp ettikleri bölümlerde çay ve kahve satma girişimleriyle övünür oldular.
Okuduğunuz parçada ilk bölümde konuya giriş yapılmıştır. Biz bu cümlelerle konunun kitapevlerindeki değişim olduğunu anlıyoruz. İkinci cümleyle başlayan gelişme bölümünde ise bu değişimin nasıl olduğu anlatılıyor.

Gelişme Cümlelerinin Özellikleri

- Gelişme bölümündeki cümleler, giriş cümlesinde belirtilen konuyu açıklığa kavuşturur; ana düşüncenin belirginleşmesine yardımcı olur.
- Her biri dil ve düşünce yönünden diğer cümlelere bağlıdır.
- Tümevarım (özelden genele) yöntemiyle oluşturulan paragraflarda gelişme cümlele-rinden biri ana düşünceyi verebilir.
- Karşılaştırma, örnekleme, tanık gösterme, benzetme... gibi yöntemlere en çok gelişme cümlelerinde rastlanır.

Sonuç Bölümü

Yazar giriş bölümünde bir fikir öne sürmüştü. Gelişme bölümünde bu fikri, düşünceyi geliştirme yollarıyla desteklemiş ve inanılır hale getirmişti. Son bölüm olan sonuç bölümünde ise yazar, fikrini derleyip toparlar ve bir sonuca bağlar. Bu bölüm genellikle tek cümledir.
Örnek: Aşağıdaki parçada konuya nasıl giriş yapıldığına konunun nasıl somutlaştırıldığına, sonuç cümlesinde sonuç yargısına, yani ana fikre nasıl ulaşıldığına dikkat edelim.
Sanatçılar eserlerine yapılan eleştirileri nedense kabul etmek istemiyorlar. Çok açık gaflarını bile bir türlü görmek istemiyorlar. "Evet, ama fakat, hayır, şey yani, tabii ki dediğiniz yanlış" laflarıyla işi idareye çalışıyorlar. Bilmiyorlar ki iyi sanatçı olmak, eleştiriye açık insanların harcıdır. Eleştirilmeden başarılı olmak olanaksızdır.
Bu parçada giriş bölümünde sanatçıların eleştiriye tahammülleri olmadığı belirtilmiş, sonuç bölümünde de eleştirilmeden başarılı eser vermenin olanaksız olduğu anlatılmıştır. Ortadaki gelişme bölümünde sanatçıların konuyu destekleyen sözlerinden alıntılar yapılmış.
Örnek: Aşağıdaki parçada da sonuca ulaşmak için nasıl bir yol izlendiğine, sondaki yargı cümlesine ulaşmak için yazarın parçaya kendi hayatından bir örnekle başladığına böylece sonuca nasıl ulaştığına dikkat edelim.
Önceleri taşradan da büyük sanatçılar çıkacağını zannederdim, ilk romanımı yayımlayınca pek ses getirdi diyemem. Bir şeyi çok iyi anladım o zaman. Gerçek bir yazar olmak gerçek bir üne kavuşmak bir taşra kentinde kesinlikle mümkün değildi. Ben de kalktım İstanbul'a gittim, yani büyük kente. Evet, İstanbul büyük kenttir ve büyük kentlere özgü kurallar uygulanır orada. Hiçbir zaman, hiçbir taşra kentinde ben yazarım deyip yazar olamazsınız, kimse olamaz.
Yazar bu parçada taşra kentlerinde büyük bir yazar olunamayacağını anlatmış. Konuya girebilmek için kendi yaşamından örnek vermiş ve anlatmak istediği sonuca bu örneğin desteğiyle ulaşmıştır.
Her Paragraf İdeal Olarak Bölümlenmez

Giriş, gelişme ve sonuç bölümü olan paragraflar ideal paragraflardır. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki bütün paragraflar ideal değildir. Yani her paragrafın giriş, gelişme, sonuç bölümlerinin olması gerekmez. Bazıları giriş ve gelişme, bazıları gelişme ve sonuç, bazıları da sadece gelişme bölümünden oluşmaktadır.
Örnek: Aşağıda sadece gelişme bölümünden oluşmuş bir paragraf verilmiştir. Gelişme bölümünde neyin ispatlanmaya çalışıldığını bulunuz. Yani giriş cümlesi veya sonuç cümlesi olabilecek cümleyi ana fikir cümlesini çıkarınız.
Türkiye'de yaşayan insanların kitap okumak için boş zamanları yoktur. Çünkü burada kitap boş zamanda okunur bir nesnedir. Otobüste giderken her gün seyrettiğimiz yerleri seyretmekten daha önemli ne olabilir ki? Belki yol kenarındaki çimler biraz daha büyümüştür. Gazetelerin promosyon olarak verdiklerininin haricinde kitaba ayıracak para da yoktur. Bunlar da vitrindeki kullanılmayan fincanlarla ebedi komşu olmuşlardır.
Evet, bu parça sadece gelişme bölümünden oluşuyor. Görülüyor ki bu paragraf Türkiye'de insanların kitap okumaya gereken önemi vermedikleri ana fikrini desteklemek amacıyla yazılmış. Ana fikir cümle halinde belirtilmemiş. O halde bize düşen parçayı özümleyip ana fikri çıkarmaktır.

Örnek: Aşağıdaki parçada giriş bölümünde yazarın bir fikir ortaya attığına, gelişme bölümünde bu fikri desteklemek amacıyla televizyondaki tartışma programlarından örnek verdiğine ve sonuçta ana fikri, derli toplu bir cümle şeklinde ortaya koy-duğuna dikkat edelim.
Konuşma ve dinlemeyi, anlaşma madalyonunun iki yüzü gibi birbirini tamamlayan yönler olarak düşünmek gerekir. Televizyondaki tartışma programlarını izleyenler, dinleme bakımından ne kadar yetişmemiş olduğumuzu anlamakta güçlük çekmezler. Genelde güzel konuşan çoktur; fakat kendini vererek dikkatle dinleyenlerin sayısı pek fazla değildir. Oysa konuşma öyle bir diyalogdur ki buna katılan bir insan, sırası geldikçe aktif veya pasif rol oynar. Bu sanatta sivrilebilmek için saygı ile hitap etmesini bildiğimiz gibi dinlemesini de bilmemiz gerekir.

Sonuç Cümlesinin Özellikleri

- Dil ve düşünce yönünden kendinden önceki cümleye bağlıdır.
- Özele ilişkin bir yargıyla başlayan paragraflarda ana düşünceyi verebilir.
- Genelde kendisinden önceki düşünceleri bir sonuca bağlayan, özetleyen bir cümle niteliği taşır. Bu yüzden, özet anlamlı bağlaçlarla başlayan cümleler sonuç cümlesi olmaya daha elverişlidir.



EDEBİYAT DERSİ 9. SINIF 1. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI

… – …  EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ………..……………..… OKULU 9/… SINIFI

EDEBİYAT DERSİ 1. DÖNEM 1. YAZILISI

Tarih: …/…/……

ADI SOYADI:………………………… NU:………….. PUAN:………

1. Aşağıdaki iki metni (İstanbul’u Dinliyorum ve İstanbul’da Ata’ya Saygı Yürüyüşü) birer iletişim aracı olarak değerlendirirsek hangi benzerlik ve farklılıklarla karşılaşırız?

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul’ u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Önce hafiften bir rüzgar esiyor;

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar, ağaçlarda;

Uzaklarda, çok uzaklarda,

Sucuların hiç durmayan çıngırakları;

İstanbul’ u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İSTANBUL’DA ATA’YA SAYGI YÜRÜYÜŞÜ

İstanbul – Cumhuriyet’in 83. yıl kutlamaları dün İstanbul’da törenler, yürüyüşler, fener alayları, konserler ile başladı. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Galatasaray’dan Taksim’e gerçekleştirdiği “Ata’ya Saygı Yürüyüşü”ne çok sayıda sivil toplum kuruluşu destek oldu. Cumhuriyet Gazetesi 29.10.2006

2. Mermeri mutfak tezgâhı yapan usta ile heykele dönüştüren heykeltıraşın yaptıkları arasında ne fark vardır? Yazınız.

3.

a) Bir duygunun, tasarının ve güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılığa …………………………………………………….. denir.

b) Güzel sanatların kaç grupta incelendiğini isimleriyle belirterek edebiyatın hangi sanat grubuna girdiğini yazınız.

4. a) Bin yıl önce yazılmış bir kitabı okuyarak o dönem insanlarının hayatı ve düşünceleriyle ilgili bilgi edinebilmemiz bize dilin ………………………………………………………………………………………………..işlevini gösterir.

b) Yüzyıllar boyunca dilimize yabancı dillerden sözcükler girmiş, var olan sözcüklerde anlam ve şekil değişiklikleri görülmüştür. Bu durum dilin;  ………………………………………………   olduğunun göstergesidir.

5. Edebi metinlerin temel ifade şekillerini şemayla gösteriniz

6. Edebiyatın ilişki içinde olduğu bilim dallarından beşini yazınız.

7. Edebiyat nedir? Tanımlayınız.

8. Bir metinden bazı bölümleri çıkardığımızda metin neler kaybeder? Yazınız.

9. Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız.

Her milletin dili, o milletin çağlar boyunca yaşadığı tarihinin adeta özetidir. (  )

Kavimler göçünden bahseden bir edebi metin, Psikoloji biliminden yararlanır. (  )

Dil, canlı bir (bilgi yelpazesi.net) varlıktır. (  )

Edebi metinlerde anlam, bağlama göre değişmez. (  )

Öğretici metinlerde gerçeklik, kurmaca bir gerçeklikken; sanat ve edebiyat eserlerinde gerçeklik doğrudan verilir. (   )

BAŞARILAR DİLERİM.

NOT DAĞILIMI: 1.2.3.4.5.6.7. ve 8. sorular 10’ar puan; 9. soru 20 puandır






9. SINIF EDEBİYAT KİTABI SORULARI VE CEVAPLARI

SAYFA 4:ANLAMA YORUMLAMA

resimler-1- tiyatro 2-mimari 3- müzik 4- resim

SAYFA 5 **ÇME DEĞERLENDİRME
1-) *D
*Y
2-) DİL
3-)E
4-)B

SAYFA 8 **ÇME DEĞERLENDİRME
1-)*Y
*D
2-) PSİKOLOJİ-TIP
3-)D



SAYFA 11 **ÇME DEĞERLENDİRME


1-)*D
*D
2-)NESNE YA DA CANLI VARLIKTIR.
3-)D

sayfa 12-13
1)kazak için ip,tığ veya şişe ihtiyacımız vardır.tabi en önemlisi bir matif örneğine ihtiyaç duyarız
3)balık tutmak en mantıklısı olur.diğerleriyle mantıksal yönden uyuşmaz
4)şiirde herşey anlatılmış fakat gerçek anlamlarıyla değil.başka bir anlamla anlatılmıştır

sf 14
anlama yorumlama

2-yarın batıdan yağışlı bir hava gelecek---yağışlı hava yarın batıdan gelecek---batıdan yarın yağışlı hava gelecek
ahmet annesine hediye aldı---hediyeyi annesine ahmet aldı.

3-bazı kelımelerın cıkartılması verılmek isteen mesajın verılememesine neden olur.bu durum metnın yapısıyla ilgilidir.cumleler anlam bırımlerı olarak bırleserek metnın ana dusuncesını yada temasını olusturur .bunlardan yada cumleyı olusturan anlamlı dıl bırlıklerınden bazılarının cıkarılması temnaın ana dusuncenın yada verılmek istenen mesajın verılememesıne neden olur.

4-erle avuca gelır seymı :ulasılmaz yakalanamaz anlamında
yanına kar kalır :karsılıksız kalmak tek kazancı o olmak
olmayacak duaya amın demek :gerceklesemeyecek bır seyle uğrasmak
kırk yılda bır merhaba etmek : çok az seyrek gorusmek

**ÇME DEĞERLENDIRME

1- D-Y

2-insanların iletişim kurmak kendılerını ifade etmek amacıyla bır araya getırdıklerı sozlu veya yazılı cumleler topluluğuna metın denır.

3- cevap: A

4- öğpretıcı metınler var olan grceklıgın bır ifadesıdır .sadece öğretmek bılgı vermek amaclandıgı için dil ,gondegesel işleviyel kullanılır yan anlam değerı tasıyan sozcuklere ,okuyucunun sezgısıne ve duygusuna hıtap eden ifadelere yer verilmez.bu anlatım bıcmıde öğretici metınlerde gercek'in işlendığını gosterır

sayfa-16
1 ve 2.soru:

1_birinci metin bilgi verme amaçlı yazılmıştır herkes aynı şeyi anlar
ikinci metinde yani şiirde ise o anda yaşanılanlar okuyucunun ruhuna yansıtılarak süslü bir biçimde imgelerle anlatılmıştır daha etkileyici bir anlatım vardır ve de herkes aynı şeyi anlayamayabilir.

2_Birinci metin söylediğimiz gibi bilgi verme amaçlı yani zaten bilinen bir konuyu anlattığı için gerçek olma olasılığı daha fazladır.Şiirde ise şair kendi duygu ve düşüncelerini de olaya kattığı için sanki hayali olarak da yazılabilirmiş gibi geliyor ve daha az gerçeklik payı veriyor.


sayfa 19

1)ilki doğru 2.si yanlış

2)........................metnin dili imgesel bir dildir.

3)b

sayfa29 ölçme degerlendirme
1)d ,,y
2)milli sanat anlayısını
3)e
4)b
5)bilmiyorum

**ÇME DEĞERLENDİRME SAYFA:34
1-) Y, D
2-)â ve d^
3-)alitarasyon
4-)C
5-)Aruz, hece ölçüsü, redif, uyak...

**ÇME DEĞERLENDİRME SAYFA: 39

1-)D,Y
2-)A
3-)C
4-)*......Kişileştirme
*.....teşbih.
5-) bulamadım

*** 28 inceleme
- ilahi:dili sade ve anlaşılır ve ulukle yazılmış 2-gazel:beyit halinde ve yabancı sözcüklerle yazılmış 3-karanfil 1. bent halinde vebireysel yazılmış 4-karanfil 2. bent halinde 2 .dünya savaşının insanlar üzerindeki etkisini konu edinmiş
2-bu dönemde ahiret hayatını bilerek düşünerek hayata ona göre işler yapılması gerektiğine dualar edip halka inanmak gerktiğini söylüyor
4-aynı anlamda kullanılmıştır. fakat her dönemin özelliklerine göre farklı kelimelerle ifade edilmiştir
5-ilahi: tasavvuf var gazelde:divan edebiyatı karafil 1 de bireysel konular karanfil 2 de 2 . dünya savaşının insanlar üzerindeki etkisi
*** 29 anlama ve yorumlama
1- her şair aşk ile ilgili düşüncelerini tasvirlerini farklı kelimelerle ifade etmiştir
1.şiir aşk ilahi Allah tan bir ışşıktır ben de pervane gibi döner dururum demek istiyo 2.şiir hedef olarak 3.şiir zihniyetin getirdiği anlatım var herkes zihniyetlerinden dolayı aşkı farklı anlatmıştır

*** 31 hazırlık
1- ahenkli ritimli ve uyumlu olması
2-eger düz yazı şiir gibi şiiri de düz yazı gibi okursak anlam olmaz
3-serbest şiir zor ezberlenebilen düz şiir de çook cabuk ezberlenebilir. düz yazıda ritim ve ahenk yoktur. oldugu gibi okunur bu yüzden akılda pek kalmaz ama şiirde kafiye ritim,ahenk oldugu için daha kolay akılda kalır.
4- sadece yüklene programa göre hareket eder bu yüzden vurgu tonlama yapmaz robot ezberlediklerini söyler sesleri uyyduramaz biri yapay biri dogaldır.

SAYFA:44-45-49-50-51-52-54-55-56-57-60-61-64-67-68-70-71-78-79-81-84 CEVAPLAR ŞARKI =NAZIM BİRİMİ DÖRTLÜKTÜR.DİVAN EDEBİYATI,NAZIM ŞEKLİDİR.HALK EDEBİYATINDAKİ TÜRKÜYE BENZER.EZGİYLE SÖYLENİR.ŞARKI TÜRLERİNİN DİVAN EDEBİYATINA KAZANDIRDIĞI BİR TÜRDÜR.KAFİYE DÜZENİ aaaaa,bbba,ccca ŞEKLİNDEDİR.ARUZ **ÇÜSÜYLE YAZILIR.DÖRTLÜKLERİN SON DİZELERİ NAKARATTIR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN

TÜRKÜ=BENTLERDEN OLUŞAN NAZIM ŞEKLİDİR.8Lİ VE 11Lİ HECE **ÇÜSÜYLE YAZILIR.ŞARKI GİBİ EZGİYLE SÖYLENİR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN

SONE=2 DÖRTLÜK 2 3'LÜKTEN OLUŞAN 14 DİZELİK BATI EDEBİYATI NAZIM ŞEKLİDİR.EDEBİYATIMIZDA EN ÇOK SERVET-İ FÜNÜNCULAR TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR.KAFİYE ŞEMASI abba,ccd,eed ŞEKLİNDEDİR.

SAYFA 45 TEKİ 6. SORUNUN CEVAOLARI ARKADAŞLAR YAZARIN İSMİNİ VERDİĞİM YERİN ÜSTÜNE YAZIN ARKADAŞLAR : ENDERUNLU VASIF=ŞARKI dörtlüklerden olşur.Divan edebiyatıdır. ANONİM=TÜRKÜ 8'li ve 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.ezgiyle söylenir. FUZULİ=KASİDE beyit sayısı 33-99 arasında değişir.kendini övdüğünü görüyoruz. NECİP FAZIL KISAKÜREK=SONE BAKİ=GAZEL aruz ölçüsüyle yazılıştır.

50. ssayfada şiirin adı yavrum 51 1.d 1.y boşlukta aşk 3. cvp da e bu kadar daha bulan vrsa banada yazsn

SORU 1: farklı düşünceleresahip olma,farklı duygular hissetme,farklı ortamlarda bulunma,farklı bir hayat sürme,farklı genelliklere baglı b**lı kalma vs.
SORU 2 : Çok iyi okumak . kafiye,ahenk,ölçü gibi ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır. düşünce üretmek.
SoRu 3 :NeciP fazıl kısaKürek şiirde yagmuru,konu edinmiş ve ondan bahsedilmiştir.Necip fazıl bu şiiri yazdıgında karadenizdeymiş

sayfa 51 1.ikiside yanlış.2.boşluk doldurmada tema aşktır.3.cevap A'dır.4.tema ölümdür.

2:TEMANIN GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİ VARDIR.ŞİİRİN TEMASI BAYRAK SEVGİSİ
3:BAYRAKBİR SÜSE,KIZ KARDEŞİNİN GELİNLİĞİNE,ŞEHİDİN SON ÖRTÜSÜNE,SAVAŞIN KARTALINA VEÇİÇEGE BENZETİLİYOR

sayfa 51:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,Y
2-karşılıksız aşk
3-E
4-ölümden sonra doğaya dönme isteği

sayfa 54:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,D
2-1.boşluk:yan
2.boşluk:zengin
3-C
4-anlatıma zenginlik katmak için,farklı anlamlar oluşturmak için
5-üstte mecaz anlam alttakinde gerçek anlam kullanılmıştır.

sayfa 56:
ŞİİR GELENEĞİNİN ÖZELLİKLERİ:
-belirli bir nazım birimi yok
-serbest ölçü kullanılmıştır.
-belirli bir uyak düzeni yok
-konusu herşey olabilir.
-yabancı kelimeler yoktur
-imgeler olduğundan anlaşılması zor
-dil bakımından zengindir
sayfa 57:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-C
3-halk edebiyatı
4-mahlas kullanılmıştır.ikisinin de teması aşktır.11li hece ölçüsü kullanılmıştır.nazım birimi dörtlüktür.halk edebiyatı

sayfa 42:
koşma:-halk edebiyatı nazım şeklidir.
-11li hece ölçüsü kullanılmıştır.
-redif,yarım uyak vardır.
-sade anlaşılır bir dil vardır.
-nazım birimi dörtlüktür.
gazel:-divan edebiyatı
-ölçüsü aruz ölçüsüdür.
-nazım birimi beyittir.
-mahlas vardır.
-anlaşılması zordur
-en az 5 beyit, en çok 15 beyitten oluşur.
-ilk beyit matla

geçen seneki kitaptan yaptım kontrol edin

sayfa 67:
2)-çocuğun ateşlenmesi
-doktorun gelmesi
-annenin telaşlanması
-çocuğun iyileşmesi
-annenin korkusu

sayfa 60:1)dört birimden luşmuştur
3)akşam yine akşam yine akşam
göllerde bu dem bir kamış olsam

64)=1.=>''D'' ''y''
67)=1.=>hikaye metnin de anlam kaybı daha az olurdu çünkü redif ve kafi
ye kullanılmamıştır
68)=3.gerçek hayatta yaşanılır niteliktedir yani yaşanılabilir
71)=1.''D'' ''Y''
71)=2.=>çaban ve kır yaşamını,doğa güzelliklerini anlatan şiir ''PASTORAL ŞİİRDİR''
=>amacı bilgi ve öğüt vermek,yol göstermek olan şiir ''DİDAKTİK ŞİİR''
=>bir kişiyi,bir durumu veya olayı yermeye,toplumun aksayan yönlerini iğnelemeye yönelik şiir ''SATİRİK ŞİİRDİR''
71)=3.manzumelerin sanatsal özellik taşıyanlarına MENSUR denir
71)=4.cevap A)her iki şiirde de kafiye kullanılmıştır

olcme degerlendırme;1.soru,Y D
2.soru;anlam ıfade eder tema etrafında toplanır.
3.soru;E
4.soru;C
5.soru;askı yorumlamıs bırbırlerıne kavusamadıgını anlatmıs

78= ok şiiri nazım biri 4 lüktür 11 hece ölçüsüyle yazılmıştır
79= 7 li hece ölçüsüyle yazılmış şiiirde hayatı agır yaşam koşullarından sıkılan daplar başbaşa bırakmak istemesini anlatır pastoral şiirdir içinde dogal olayları anlatır
81 = davet şiiri birim sayısı 4 lüktür serbesr nazım şekli serbest hece ölçüsü
84= 1 d=y
2=fenasüp
3=c
4= d
5= tevriye sanatı

sayfa 84:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-uygunluk(tenasüp)
3-C
4-D
5-hüsn-ü tahlil sanatı ile açık istiare vardır.
sayf86:
2.ünite ölçme değerlendirme:
1-Y,D
2-didaktik
3-modern şiir
4-D
5-telmih
6-E
7-D
8-E
9-E
10-A
sayfa 87:bulmaca:
1-zihniyet
2-yöntem
3-türkü
4-manzume
5-didaktik
6-koşma
7-kafiye
8-ahenk
9-aruz
10-beyit
11-aliterasyon
12-epik

sayfa 80;1.sorusu;dıdaktık bıır sıırdır.
7 lık hece olcusuyle yazılmısıtr.
3.soru;1.konuda;
kendı ıcınden ne hıssederse onu yaptıgını soyluyor.
2.konuda
evlerın bınaların olusaumunu bınaların ve evlerın yok olusmunu anlatıyor.
3.konuda;
velvelerın oldugu gun tukenmesını(bıtmesını)soyluyor.
81.9.soru;;

tezat sanatı:zıt kavramlarınnın bır arada kullanılması cennet =cehennem gıbı
tesbıh sanatı;benzeyen benzetme sanatı edatlı sanat tek unsuru ıstıare

sayfa 82;1.soru;;
nazım bırımı beyıttır.
kafıye kullanılmıstır.
hece olcusu vardır.
mubalaga sanatı kullanılmısıttr.
3.soru::
camı avlusundan bahsedıyor. bu camınınde eskı oldugunu soyluyor..

sayfa 83;;1.soru;nazım seklı 2 lı dızelerden olusmustur.
hece olcusu yoktur.
kafıye duzenlı degıldır.
duygusal lırık bır sıırdır.
3.soru;;
benzetme
4.soru;;
sevgılıye duyulan özlem onu hatırlamak.sevgıluye dyulan ozlem var.saırın sevdıgıne olan özlemm
6.soru;;
hasret konus vardır.ışık=somuttur.
7.soru;;kısılestırme sanataı kullanıolmısıtç
8.soru;;ask ve hasret bakımından lırık bır sıır.

olcme degerlendırme;;1.soru;;
D Y
2.soru,;kısılestırme yanı teshıs sanatı nvardır.
3.soru;;E
4.soru;,D
SAYFA 100-101-102-103-104-105-109 CEVAPLAR bız gecen sene bole yaptık arkadasım doru yanı suphen olmasın...
olcme ve degerlendırme sayfa 96;;
1.soru bosluk doldurma;sosyal hayatını yansıtmıstır.
2.soru;d..y
3.soru;c4.soru;osmanlı donemı=sen devamını getırırsın
100.1.soru;olaylar ve olay orgusu
6.soru;;
kara memıs nasıl bır ınsandır=vatanını cok seven olmeyı goze alan ıyı bır ınsandır.
duragan dınamık=dınamıktır.cenge cıkmak ıcın elınden gelenı yapıyor.
hıkayenın hangı kısmı....=6.olayda.cunku oglunu gormustur.onunla bırlıkte cenge cıkmak ıstemektedır.
kara memısın sızın sosyal ve toplumsal....=yok
kara memısın dıger karakterler ....=yok
kara memıs kendı kısılıgının farkında mı....=farkında .cunku vatanı için herseyı goze alıyor.sızce gercek hayatta....=olabılır.

KIRK YALAN MASALI

Teması:Büyüklerin vasiyetlerini dinleyip israftan kaçınmak.

üzengi:Ata binmek için ayağımızı bastığımız yer
cevahir:Mücevher,elmas,yakut gibi değerli taş
yular:Atın dizginleri

Temayla ilişkili cümleler

-Şehzade de bakar ki soytarının biri,babasının vasiyetini bunu yedirir.içirir.sarayına yerleştirir.

-Hazıra dağ dayanamayacağı için bu üç adam böyle har vurup harman savurarak kısa zamanda büyük şehzadenin bir sandık altınını tüketirler.


-Tam pazara giderken sarı tüylü adam yanına gelip Şehzadem nereye gidiyorsun? diye sorar.

-Şehzade de Nereye gideceğim ? Bir sandık altını yedik bitirdik,kaldık parasızElimize Birkaç altın geçirebilmek için atı satmaya gidiyorum diye cevap verir.


Olay Örgüsü

-padişahın oğullarına vasiyet etmesi
-padişahın ölmesi
-padişahın vasiyetinde söylediği kişilerin gelmesi
-ellerindeki servetin bitmesi eşyaları satmaları
-yalan söylemesini istemesi iki şehzadenin söyleyememesi son şehzdadenin söylemesi ve bütün her şeyi alması


Miş'li geçmiş geniiş zaman kullanılmıştır.

BAY KORBES

Olay zamanı:Masallarda olya zamanı yoktur.

Temayla ilgili cümleler

-ocağın başına gelip ateş yakmak istemiş ama kedi hemen oracıktan kül olup yüzüne savurmuş.

-Bay Korbes kızgınlıkla yatağın üzerine itmiş kendini

-Oda acıdan ah vah etmeye,cığlıklar atmaya başlamış.

-Öfkesinden kudurarak evden kaçıp gitmeye davranmış.

-cansız yere serilip kalmış.Anlaşılan pek kötü yürekli biriymiş

Bay Korbes:Kötü birisi

Masalın kahrama sadece insanlar değildir.Her türden varlık masalın kahramanlarıdır.

Teması:Kötüler hak ettiği cezayı bulur.

İyilikle kötülüğün karşılaştırılması yapılıyor.

sayfa 109;
anlama yorumlama;1.soru;;
gonderıcılık işlevınde yazılmıstır.
2.soru;;
yazılan olayları dısarıdan izlemıs ızlenımlerı yazmıs ılahı bakıs acısı vardır.
3.soru;;
ıstanbuluhn ozellıklerınden bahsetmıs.cosku verıcı bır metındır.surukleyıcıdır...
4.soru;;
ılahı bakıs acısı vardır.
5.soru;;
evet.anlatıcı olayları kendı ınandırıcılıgı ıle anlatır.bu sorudan fazla emın degılım gecen senekı konularım ama eksık yazmısım ...
olcme degerlendırme;;1.soru;Y D
2.soru;;
ılahı bakıs acısıyla yazılmıstır.
3.soru;;E
4.soru;,C
5.soruyu yapamadım...

ya arkadaşım bizde işlemedik o konuyu geçti ama istersen 96 var
1= boşluk doldurma sosyal hayatı yansıtmış
2=d=y
3=c
4= Osmanlı dönemi

sayfa 105 cevabı etkinlik=tema,verilmek istenen mesaj,olay örgüsü vede metnin tam***** bakılır.
2,soru=iyi kötü çatışması.
3,soru=israfla yukarıdaki cümlelerin arasında ilişki vardır.
4,soru=padişahlık,saray,şehzade,soyrarı
5,soru=kendi hayayımızla ilişkilendirebilir çünkü kötü insanlar her zaman cezasını bulur

ölçme değerlendirme
1, d y
2,vatan sevgisi
3,c
4,e
yardımcı olduysam sevinirim

SAYFA:107-109 Cevaplar hazırlık:
1:ilk resme baktığımızda dıştan bir görünüm war ikinci resimde sepetçiler kasrının içinden bi görünüm war üçüncüde ise arkadan bir görünüm war buu resimlerin farklı olmasının sebebide resmin değişik yerlerden çekilmişş olmasıdır.
inceleme
1:kafa kağıdı:kahraman anlatıcının bakış açısı
suç:gözlemci figürünün bakış açısı
eşek:kahraman anlatıcının bakış açısı
2:değildir.
4:betimlemeyi kullanarak dile yüklediği değerler.
6:göndergesel.
8:kullanmayızz.dil:edebi dil
ölçme değerlendirme:
1: y,d
2:kahraman anlatıcının bakış açısıyla
3:d
4:d
5:ilahi bakış açısı
SAYFA 113-115-116-117-118-119-120-121-122-123 CEVAPLAR 117.sayfa cevapları
1.y d
2.çocuklarının olmaması
3.d


113.sayfa
1.d y
2.hikaye
3.d

SAYFA 123
TABLO
karakter/tip nasıl bir insandı?(bunlar tiptir)
-kız: iyi,sabırlı/ şehzade: iyi, sabırlı
tip durağan mıdır dinamik midir?
-ikiside dinamiktir
masalın hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu?
-kız: sürekli hareketkli/ şehzade: kızı ipten kurtarması
sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir?
-kız: zengin-fakir hayatı yaşaması olumsuz/ şehzade: yanlış kişiyle evlenmesi olumsuz
bu tipin sizin sizin sosyal ve toplumsal yapıdan darkkı var mı?
-kız: var/ şehzade: var
bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi var mıdır?
-kız: var/ şehzade: var
tip kendi kişiliğinin farkında mı..
-kız: farkında/ şehzade: farkında
sizce gerçek hayatta bu masaldaki.....
-kız: olmaz/ şehzade: olmaz

6.soru:
temel çatışma:iyi ile kötü arasındaki çatışmadır
tema:gerçeklerden, kaderden kaçılmaz. iyiler herzaman kazanır.
7.soru:ilahi bakış açısı 3.tekil şahıs anlatım vardır.

119.SAYFADAKİ SORULARIN CEVAPLARI:
1.soru:edebiyatı Mümtaz'a ihsan sevdirmiştir.Batu edebiyatınıçılarını örnek almasını sağlamış divan edebiyatını iyi öğrenmesini sağlamıştır.
2.soru:eski divanları okumuş,tari zevkini almış.fransız şairlerinden etkilenmiş.
3.soru:Edebiyata olan ilgi,tarih,ıtrı(müzik),resim Mümtaz'ın ilgi duyduğu alanlardır.
4.soru:Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayatıyla romanın kahramanı Mümtaz arasındaki benzerlikler:antalya,tarih,edebiyat
5.soru:fransız edebiyatına ilgi duymuş,yahya kemal onun hocası ve dostu olmuş,yahya kemal'in yolundan gitmiş,sanata,edebiyata,tarihe ve müziğe ilgi duymuş,fransız şairlerinden etkilenmiş,batı edebiyatını örnek aldığı gibi divan edebiyatını iyi öğrenmiş,eserlerinde tarih sevgisi zaman,biliçaltı ve aşk konularını işlemiş,edebiyatı müzik ve resimle birleştirmiş...

huzur sayfa 118 119 120 soru 1) cevap: cümlelerinden yola çıkarak roman kahramanlarından insanın ve mümtazın kültürel sanatsal ve felsefi yönden etkiledğini söylüyebilirz soru3) mümtaz rarih güzel sanatlar müzikfelsefe estetik mimari vb. alanlarına ilgi duymaktadır .onun zevkleri ve fikirleri kültürel bir bütünlük göstermektedir.onun ilgi alanına giren bütün sanatlar akımlar fikirler kendi kültüründen bir araya gelerek, bir potada eriyerek kaynaşmaktadır

soru 4) cevap: tanpınarın anılarında aldığımız bölüm bu soruya cevaplayabilir soru 5)cevap: metinden tanpınarın antalyada yaşadığı onun bu şehrin bazı yerlerinden etkilendiğini çıkarabiliriz. tanpınarın metnindeki ihsan karakteri hocası yahya kemnal beyatlıdır edebiyat fakültesinde başlayan hoca-öğrenci ilişkisi tanpınarı çok fena ektlimiştir.

116)ölçme değerlendirme:
1. sorunun cevabı y) (D)
2. çocuklarının olmaması
3.d
4.kendi anladığını yaz işete.

166. 5. soru ilk ikisi soyut.
son ikisi somut


115.sayfa
1)anlamladırılmaz
2)bitmemiş senfoni ve moby dick metinlerinden alınan cümlelerden yazının edebi metin olduğu anlaşılmaktadır.ama diğer verilen cümleler bilgi vermek amacıyla yazılmış bir düzyazıdır.edebi bir metin değildir

117. sayfa 1. etkinlik:
Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901 İstanbul-24 Ocak 1962 İstanbul) Türk romancı ve şairdir.
Lise öğrenimini Antalya Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1942-1946 yılları arasında Maraş Milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptıktan sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü.
Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valery ile Marcel Proust'u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete ön planda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi "güzel sanat"tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır.
Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren "Bursa'da Zaman" şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikaye ve romanlarında da, başta zaman tema’sı olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. (Geniş bilgi Prof. Mehmet Kaplan’ ın Tanpınar’ ın Şiir Dünyası;1964 kitabında).
Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur, 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’ dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa"dır. Eser Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır.

1 soru=hanedarlık yönetimi vardır.dini inanç vardır.
2 soru=
3 soru= olaganüstü özellikler vardır.gerçekçilige aykırıdır.
4 soru=
5 soru=
6 soru=iyilik ve kötülüktür temel çatışması.
teması ise=kötüler cezasız kalmaz
7 soru=ilahi bakış açısı vardır.anlatıcı herşeyi bilir.
8 soru=metnin anlamı ile ilişkilidir cümleler.yanlız yan anlam degerleri zayıftır. dil göndergesel işlevde kullanılmıştır.
9 soru=
10 soru=
11 soru=olamaz çnkü masallar anonimdir.


SAYFA 128-129-130-136-137-138-139-140-143-146 CEVAPLAR OĞUZ KAĞAN DESTANI

-Hun dönemi destanlarındandır.
-M.Ö 174-209
-İslamiyet öncesi Türk Destanıdır.
-Kahraman bakış acısıyla yazılmıştır.

Zihniyet
Sosyal,siyasi,ekonomik ve dinidir.

Oğuz Kağan'ın kişiliği

-cesur
-kahraman
-adaletli
-yiğit

Kurgu zamanı

Oğuz Kağan'ın doğumundan yaşlılığına kadar olan zamandır.

-Kılıç,ok,yay,kargı,bakır,gümüş,demir madenleri kullanılmıştır.

Olay örgüsü

-Oğuz Kağan'ın doğması
-Kırk günlükken konuşması
-Halkı gergedandan kurtarması
-Hükümdar olması
-Evlenmesi ve üç çocuğu olması
-ikinciye evlenmesi ve üç çocoğunun olması
-Ziyafet vermesi
-Kendisine tabi olanlarla iyi geçinmesi
-Siyasi birliği sağlaması
-Oğullarına devleti bırakması

Teması:Mete Han'ın Orta Asya'da Türk Birliğini kurması

Kişiler
-Altun Kağan
-Ay Kağan
-Oğuz Kağan
-Urum Kağan
-Uruz Kağan
-Dağ,Deniz,Gök
-Gün,Ay,Yıldız

NOTLAR

-Destanlarda ki kahramanlar olağanüstü özelliklere sahiptir.
-Destanda ki olaylar olağan ve olağanüstüdür.
-Destanlar genelde mazmundur.
-Anonimdir.

Olağanüstü olaylar

-Anasını sütünü bir kere emer
-Çiğ et,çorba ve şarap ister
-Dile gelir.
-Kırk gün sonra büyür yürür ve oynar
-at sürüleri güder,ata biner av avlar

Oğuz Kağan'a hanlık ünvanı verilmesi:Hiç kimseinni yaklaşamadığı gergedanı Oğuz Kağan'ın öldürmesi ona hanlıkünvanı verilmesini sağlamıştır.



Oğuz Kağan'da

-Yönetim şekli
-Göçebe hayat
-Din anlayışı
-Kullandıkları madenler
-Cihangirlik anlayışı
-Eğlence anlayışı
-Çok eşlilik
-Belgelik anlayışı
gibi anlayışlara rastlanır.


OĞUZ KAĞAN (TABLO)

Tip nasıl bir insandır? Oğuz Kağan fiziksel özellikleri ve karakteriyle bir kahramanın bütün özelliklerini taşıdığı için bir tiptir.Cesur,kahraman,adaletli,yiğittir.

Karakter/tip durağan mıdır ,dinamik midir? Tip kesinlikle dinamiktir.Destan boyunca ön plandadır hiç durmaz hep savaşır.

Destanın hangi kısmı szin karakter/tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu? Oğuz Kağan'ın kahramanlığını ilan ettiğii bölüm

Sosyal ortam ve çevre bu karakteri nasıl etkilemiştir? Oğuz Kağan'ın olağanüstü özellikler taşıması toplumun ondan beklentilerinin fazla olmasına yol açmıştır.O da bu sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerin getirmiştir.

Bu karakterin /tipin sizin sosyal vetoplumsal yapınızla farkı var mıdır? Yoktur.Bugünkü toplumsal yapıda kendi millei için feda edecek kişilere rastlamak oldukça zordur.Ama yinede toplumumuz kendini kurtaracak kahramanlar beklemektedir.

Bu karakterin diğer karakterler üzerinde etkisi var mıdır? Vardır.Boylara isimler ve oğullarına hanlık verilmesi

Karakter kendi kiiliğinin farkında mıdır? Farkındadır.Dünya kağanı ilan etmes itaat edenlere dost etmeyenlere düşman kesilmes

Sizce gerçek hayatta bu destandaki karakter gibi davranan biri var mıdır? Hayır.Olağanüstü özellikler taşıması ve değişen yaşam koşulları gerçek hayatta böyle kahraman olmasını imkansızlaştırır.

SAYFA:140 Cevaplar 1-harname deki olay ve olay örgüsü şunlardır;
*eşeği tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serebest bırakması
*eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi
*eşeği pir eşeğe gitmesi
*eşeğin buğday tarlasına gitmesi
*tarla sahibinin eşeği görmesi
*eşeğin pir eşekle karşılaşması
2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir
3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır.
4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir.
5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir.
6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır:
*nazım birimi beyittir
*aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır.
*her beyit kendi arasında kafiyelidir
*sembolik tarzda yazılır
*olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur.
7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır.
8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur.
9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir.
10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir.
12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır.
13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir.
14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir...

sayfa 135:
1- devleti bir kişi yönetiyormuş,
ölümlü olduklarına inanıyorlarmış
Allah'a inandıkları sonuçlarına ulaşabiliriz

sayfa 136:
5- tema: aşk için herşey yapılır
6- a) ilahi bakış açısı
b) herkes kendi dininden kişiyle evlenir

TABLO:
sırasıyla yazıyorum
kerem: tiptir. iyi biri, dinamik, keremin sürekli aslıyı araması, var, var, farkında, olmaz
aslı: tiptir. iyi, güzel biri, dinamik, aslının anne ve babasıyla kaçması,
var, var, farkında, olmaz

135-136 cewapları 1-birinci cümle: halk hikayelerinin gerçekliğe bakışını ** dilini anlatan sosyal bir gerçekliği anlatır.
2.**3. cümle: dönemin dini değerlere ** kutsal kişilere nasıl bakıldğını gösterir.

2- birnci cümle:cümle hikayenin hangi zamanda anlatıldığını net bir şekilde göstermez.

3- kerem ile aslı metindeki mekanlar hikayedeki olayların mekanla birlikte değişebileceğini göstermektedir.

4- " yorgun argın dünyasından geçti öyle bir aleme göçtü ki rüya alemi mi desem mana alemi mi desem,ne desem;ak saçlı bir pir yamacına dikilip eğitti.

5- metindeki temel çatışma iyi kötü arasındadır.metnin teması aşıkların kawuşmasını hiçbir gücün engelleyemeyeceğidir.bu tema yani aşk ** aşıkların kawuşmaları türk edebiyatında çok kullanılmştır.

6-a: verilen örneklerden hareketle anlatıcının olaylar ** kahramanlarla ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunu anlatıcı kendine göre hızlandırıp yawaşlattığını söleyebiliriz.

b: bu ifadelerden hareketle halk hikayelerinin kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılmasını göstermesidir

7- iki metinde de olağanüstü olaylara yer **rilir.
* iki metinde de döneme ait özellikler tespit edilmektedir.
* iki metinde de ilahi bakış açısı kullanılmıştır.
* iki metinde sözlü bir geleneğin mahsülüdür.

8- halk hikayelerinde şiirsel ** halkın anlayacağı bir dil kullanılmıştır.

9- bu ifadeler metindeki anlamın oluşmasını sağlamaktadır.

10- her iki tipte aşkı için herşeyi göze alan gerçek aşık tipleridir.
*kerem dinamik aslı durağandır.
*hikayenin her bölümü
*kerem olumsuz aslı olumsuz
*farklıdır
*kerem ailesinin etkisi wardır
*kerem farkındadır aslı farkındadır
*hayır olamz

11- türk edebiyatı bu özelliğe sahip ilk "Dede Korkut" hikayeleridr.genellikle aşk ** dini konular işlenir.özellikle koşma şeklinde olur.

1-harname deki olay ve olay örgüsü şunlardır;
*eşeği tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serebest bırakması
*eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi
*eşeği pir eşeğe gitmesi
*eşeğin buğday tarlasına gitmesi
*tarla sahibinin eşeği görmesi
*eşeğin pir eşekle karşılaşması
2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir
3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır.
4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir.
5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir.
6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır:
*nazım birimi beyittir
*aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır.
*her beyit kendi arasında kafiyelidir
*sembolik tarzda yazılır
*olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur.
7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır.
8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur.
9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir.
10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir.
12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır.
13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir.
14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir...

140 cewaplar 1- harname deki olaylar ** olay örgüsü şunlardır:
*eşeğin tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serbest bırakması
*eşeğin pir eşeğe gitmesi

2- harname de belirli bir zaman ** mekan ifadesi yoktur.mesnewi de birgün şeklinde bir zaman ** otlak buğday tarlası şeklinde de mekan ifadeleri wardır.bu durum mesnewideki zamanın ** mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir.

3- harname deki kahramanlar eşek eşeğin sahibi pir eşek ** tarla sahibidir.bu kahramanlar ** bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle değil kurmaca gerçeklikle ilişkilidir.

4- harname deki temel çatışma adale-adaletsizlik çatışmasıdır.metnin teması ise elindekilerle yetnmektir

5- metindeki tema ** tema etrafında şekllenen olaylar sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yetinme onlara rıza gönderme daha fazlasını elde etmek için birtakım yollara sapmama ilkeleriyle örtüşmektedir.

6- harname nin ritmi aruz ölçüsüyle sağlamıştır.metin aruzun feilatünmefailün kalıbıyla yazılmıştır.nazım birimi beyit olan harname nin her beyti kendi arasında kafiyelidir.

7- harname nin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eser şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnewinin şiirle benzer yönleri ritim ahenk ** söyleşi yapı unsurlarıdır.

8- harname de kahraman olarak eşek ** öküzün seçlmesi birbirleriyle kıyaslanabilecek farklılıklarının olmasıdır.bu farklılık elindekilerle yetinme teması ** onun etrafında gelişen olay örgüsüyle elindekilere rıza göstermeyen eşek ** eşekten üstün olan öküzün eksiklik ** fazlalıkları üzerine kurulmuştur.

9- **rilen beyitlerden ilki kahramanların halini ** ruh duumunu bilen ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya ikinci beyit ise kahramanın ağzından yazıldığı için kahraman anlatıcının bakış açısına sahiptir.

sayfa 146:
sırasıyla yazıyorum

köy hocası: karakterdir. iyi, yardımsever, çalışkan
dinamik
yakalamaya çalışması
olumsuz
var
var
farkında
olabilir

sığırtmaç: karakterdir. ürkek, meraklı, yabani
dinamik
kaçmaya çalışması
olumsuz
var
var
farkında
olabilir
SAYFA 152-153-154-155-156-157-158-159-160-161-162-166 CEVAPLAR HAZIRLIK
1-bilmiyom valla??
2-bütünüyle yazıya aktaramayız çünkü bazı olayları seyircinin bizzat kendisi görmesi gerekmekterdir bunun için bütünüyle aktaramayız.örneğin bir filmi izleyip eğer birde kitabı varsa onuda okuduğumuzda aralarında bazı sahnelerin olmadığını bazı yerlerin farklı olduğunu görebiliriz.


Sayfa 156,157,158

ELEKTRA

-Trajedidir.

Trajedinin Özellikleri

-Konularını tarihten ya da mitolojiden alır.Eskİ Yunan ve Latin tarihi
-Kişiler soylu kimseler olur.(kral,kraliçe,vs..)
-Baştan sona ciddi bir hava içinde geçer
-Trajediler mazmundur.
-Trajediler aynı mekanda geçer yaşanalar 24 saat içinde anlatılır.
-Üç birlik kuralı uygulanır.(olay,yer,zaman akla gelir.)
-Vurma,kırma ,öldürme gibi olaylara seyircinin gözü önünde yer verilmez.Bunlar dışarıda gerçekleştirilir sahne haberi ulaşır.
-Diyalog vekorudan oluşur.
-Koro kadınlar ve ihtiyarlardan oluşur.
-Erdem ve ahlak önemlidir.
-Beş bölümden oluşur.Perde yoktur.Kesintisiz oynanır.Perdenin yerini koro tutar.


CİMRİ

-Komedidir.

Komedinin Özellikleri

-Konularını çağdaş toplumdan ve günlük hayattan alır.
-Argo kelimeler kullanılabilir.
-Vurma,yaralanma gibi olaylara sahnede yer verilir.
-Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.
-Mazmundur.
-Kesintisiz oynanır.
-Üç birlik kuralı uygulanır.
-Beş bölümden oluşur.


Trajedi ve komedinin ortak yönleri

-Mazmundur.
-Kesintisiz oynanır.
-Üç birlik kuralı uygulanır.
-Beş bölümden oluşur.

Trajedi ve komedinin farklı yönleri

-Komedide vurma kırma gibi olaylar sahne içinde canlandırılır.
-Trajedide canlandırılmaz.



HAMLET

-Dramdır.

Dramın Özellikleri

-Konularını günlük hayattan alır.
-Oyunda acıklı ve gülünç olaylar bir arada verilir.
-Nazım ya da nesir biçimde yazılır.
-Kahramanlar her tabakadan seçilebilir.
-Üç birlik kuralına uyma zorumluluğu yoktur.
-Perde sınırlaması yoktur yazarın isteğine bağlıdır.


*BAZI TİYOTRO TERİMLERİ
****SAHNE:Oyunun oynandığı yere verilen isim
****AKTÖR:Erkek oyuncu
****AKTRİST:Bayan oyuncu
****DUBLÖR:Tehlikeli sahnelerde gerçek oyuncunun yerine bir başkasının rolü oynaması
****DEKOR:Sahnenin konuya uygun düzenlenmesi
****KOSTÜM:Oyuncuların rollerine uygun giyinmesi
****AKSESUAR:Oyuncuların tiyatro boyunca kullandıkları eşyalar
****Efekt:konuya uygun verilen ses
****Suflör:Sahne arkasından oyuncular rollerini unuttukları zaman rollerini fısıldayan kişi
****Kulis:Sahne arkasında oyuncuların hazırlandığı yer

sayfa 154
1)Halk edebiyatıdır
2)ilgisi vardır.bulunduğu toplumdan etkilenir
3)çok karışıktı yapamadım
**ÇME DEĞERLENDİRME
1)d d
2)kahraman
3)a
4)e

SAYFA:166 Cevaplar 1-harname deki olay ve olay örgüsü şunlardır;
*eşeği tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serebest bırakması
*eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi
*eşeği pir eşeğe gitmesi
*eşeğin buğday tarlasına gitmesi
*tarla sahibinin eşeği görmesi
*eşeğin pir eşekle karşılaşması
2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir
3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır.
4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir.
5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir.
6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır:
*nazım birimi beyittir
*aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır.
*her beyit kendi arasında kafiyelidir
*sembolik tarzda yazılır
*olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur.
7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır.
8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur.
9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir.
10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir.
12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır.
13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir.
14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir...

sayfa 163 deki ölçme ve degerlendirme sorularının cevapları: 1 d.2y. 2.soru:karagöz,orta oyunu,meddah,köy seyirlik oyunu.3.soru: e4.soru:ilkiyle=trajedi,ikincisiyle=dram,üçüncüsüy le=komedi


ben yaptım 166 yı

tabloyu sölüorum...
karagöz tipcahil,.....hacivat tipbilgili
ikiside dinamiktir...
olumsuz...
sosyal ve toplumsal yapımızdan farkları var...
birbirleri üzerinde etkileri var
karagöz farkında değil,...hacivat farkında
evet olabilir....

5.soru...
temel çatışma...cahil okumuş çatışmasıdır,tema...yanlış anlama
6.soru...
sade dil ve halk söylemleri vardır...
7.soru...
ifadelerde yanlış anlaşılma var...metnin temasıda yanlış anlaşılmadır...
8.soru..
doğaçlama ve karşılıklı konuşmalardan meydana gelmiştir...bu nedenle yazarı yoktur...geleneksel türk tiyatroları anonimdir...sözlü edebiyat ürünleridir...
9.soru...
bellli sözlerle başlar,gölge oyunudur...halk söylemleri vardır...yanlış anlaşılmayla birlikte izleyenleri güldürme amaçlıdır...


umarım bunlar sana yardımcı olur...

SAYFA 170-171-172-173-176-177 CEVAPLAR SAYFA 170
**ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1-Y, D
2-trajedi
3-B
4-A

SAYFA 171:
5- cahil ve okumuş insan arasındaki çatışma anlatılıyor.

SAYFA 172
3.ÜNİTE **ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1-Y, D
2-D, D
3-
1.boşluk: geleneksel
2.boşluk:modern
4-masal
5-ilahi
6-D
7-A
8-C
9-B

SAYFA 173:
10-D
11-BULMACANIN CEVAPLARI
1-tiyatro
2-ileti
3-sahne
4-zaman
5-çatışma
6-anlatıcı
7-mekan
8-kurgu
9-karakter
10-tip
11-olay
12-bakışaçısı

SAYFA 181-182-184-185-188-189-191-192-193-194-195 CEVAPLAR 1-
aynı anda düşünceden hareketle birden fazla öğretici metin yazılamaz :yanlış

öğretici metinler genellikle güncel araştırmaları ve sorunları işler: doğru

2-
parçanın ana düşüncesi: Türk dilinin en güzel şekilde kullanılmasıdır..

184 fil dişinden kule adlı parçanın ana düşüncesinin sorulduğu sorunun cevabı:

her sanatçı yaşadığı ülkesi ve çevresi ne şartlarda olursa olsun fikirlerini açıkca söylemelidirler.


biz böyle yatık umarım yardımcı olur..

SAYFA:188-189-191-192-193-194-195 Cevaplar ölçme değerlendirme soruları

1::
ilk yanlış sonraki doğru

2:: A

3:: E


4:: her öğretici metinlerdeki ortak yönler;bilgi vermesi, okuyucuyu düşündürür, ikna eder, yönlendirir, fikirlerimizin değişmesini farklı açılardan bakmamızı sağlar ve hepsi insanı anlatır....

184 ve 185 sayfa 184ve 185.sayfa
1.soru
sanat ve sanatçının hür olması
2.soru
soyut bir kavram ifade etmektedir
anadüşünce:sanat ve sanatçıya baskıların olduğu
4.soru
gelir.yazarın duygu ve düşünceleri farklılık gösterir.
anlama yorumlama
1.soru
amacı olduğu için bir yazıyla aktarma gereği duyar

ölçme değerlendirme
d
d
boşluk:yunus emrenin türk dilini en güzel şekilde kullanması
3.soru:d
4.soru:metnin okuyucuya aktarmak istediğii ileti düşünce bildiri

SAYFA 192 **ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1.Y
D
2.A
3.E
4.bilgi verir, farklı açıdan bakmamızı sağlar,okuyucuyu düşündürür...

Konu: Bayragımız
1-) Bu metin ülkenin işgale ugradıgı bir zamanda kurtulus savası yıllarında yazılmıstır.KazanıLan zaferleri anLatmaktadır.Ülknenin sanlı tarihine ısık tutar.
2-) Bayragımız metni yazıldıgı donemin vatan,milliyet,hürriyet vb. konuları işlemistir.Hem duygu hemde düsünceler verilmis hende tarihi ve kültürü yansıtmıstıR.
Bayragımız ögretici metin gelenegine baglıdıR.

195
**ÇME DEĞERLENDİRME:
1: D Y
2: zaman mekan
3:mektup

188İN CEVAPLARI
1:bir kavramı açıklamak
2:soyut olduğu için anlaşılması çok zor edebiyatla ilgilenenlere daha çok hitap ediyoR.
3labilir.farklı anlşatım biçimleri oluşabilir
5:cvapları kitabın arkasındaki sözlük kısmında var bi gezi yok.gezi:gezilen yerlerin anlatılması
6:felsefi metin
7.günlük gözlemlere yer verilmiş
anlama yorumlama
1:kişiden kişiy egöre değişir
4:anlatım türü ve konusunu belirler
ölçme değerlendirme
1:1y
2d
2:c
3:deneme
4:türü mektuptur.benzetmeler vardır188İN CEVAPLARI
1:bir kavramı açıklamak
2:soyut olduğu için anlaşılması çok zor edebiyatla ilgilenenlere daha çok hitap ediyoR.
3labilir.farklı anlşatım biçimleri oluşabilir
5:cvapları kitabın arkasındaki sözlük kısmında var bi gezi yok.gezi:gezilen yerlerin anlatılması
6:felsefi metin
7.günlük gözlemlere yer verilmiş
anlama yorumlama
1:kişiden kişiy egöre değişir
4:anlatım türü ve konusunu belirler
ölçme değerlendirme
1:1y
2d
2:c
3:deneme
4:türü mektuptur.benzetmeler vardır

189
ölçme değerlendirme soruları:

1-
ikiside doğru

2-c

sayfa 190 da=
3.soru: söyleyişi(sohbet)


4-anlaşılır bir biçimde yazılmıştır.günümüz Türkçesiyle

S.181-182
1,bilgi vermek tanıtmak
2,ıtrı hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkesi
3,olur çünkü haytı kişiliğinede etki eder
4,verilen bilgi eksik olur.metin içinde belirli bir anlam vardır
5,4 birim
6, bilgi vermek tanıtmak yaşantısı,kişiliği,şahsiyeti

**ÇME DEĞERLENDİRME

1,tanıtmak
2,b
3,b ve e
4,d
5,bilgi vermek tanıtmak


SAYFA 202-204-215 CEVAPLAR 202. sayfanın hazırlık soruları;
1)yaşadığımız ilin tarihi özellikleri,nüfusu,coğrafi özelliklerini konu alan bir metin yazarak bu özelliklere dikkat ederiz
2)bu soruda bir yazarın veya santçının özelliklerin istiyor ben Ahmet Hamdi Tanpınar'ı örnek verdim ve ve bir metin yazarken dikkat edeceğimiz özellikler yaşadığı zaman,edebiyata katkıları,çevresi zihniyeti,öğrenim hayatı dikkate alınır


sayfa 204
1-)Bu metinde dönemin zihniyeti olarak insanların teknolojik gelişmelrden dolayı geceleri çalışmak zorunda olduğunu bazılarının ise sadece gündüzlerin çalıştığını anlayabiliriz.Ayrıca kıtalar arası uçuşlarında olduğu bu metinden anlaşılır.
2-)Bu metinin yazılış ama bilgi vermek ve yönlerdirmektir. Hedef kitleside uyku sorunu olanlar olabilir
3-)4 birim vardır işte yazdırmayın onların hepisi metinde adları yazıyo
4-)Bu metinin ana düşüncesi uykunun sosyal hayatımızdaki yeri ve önemidir.Yazıldığı dönemle ilişkiside işte o dönemde bazı insanlırın gece çalışmak zorunda olduğundan bazı psikolojik felan filan bozukluklar geçirmesi işte ilişkisi böyle
5-)Burda metin dilin göndergesel işleviyle kullanılmıştır. göndergesel işlev:bilgi vermek için olan vardıya hani işte o.
6-)Metinin konusunu, dil ve anlatımını etkileyen en önemli unsurlardan birisi hitap ettiği hedef kitlesidir. Metinin dili hitap ettiği hedef kitlesine göre farkılılık gösterir.Örneğin bu metinde hedef kitle biz yani cocuklar ya da normal sıradan bir insan değildir. Çünkü burada bazı bilinmeyen kelimeler vardır. Yani terimler vardır sirkadiyen nörötik kortizol senkronizatör vb. yani bunun hedef kitlesi bu sözleri bilen bu sözler hakkında az çok bilgi sahibi olan kişilerdir. eğer hedef kitle biz olsaydık bu kelimerin anlmı bir parantez içinde verilir ya da uzun uzun anlatılırdı.
7-)Bu metin bilimsel metindir makaledir. Makale diyince sadece gazete çevresinde gelişen edebi metinlerdeki makale gelmesin aklınıza bizim hoca böyle dedi ben onun yalancısıyım
8-)???????
9-)Bu bir makaledir nerdenmi anlıyoruz?
çünkü ispatlama var sonra hiç bir öznel yargılara yer verilmemiş.

Sayfa 215

1. günlük
2. röpörtaj
3.
4.tarihi
5.bilimsel
6.makale
7.
8.fıkra
9.mizah
10.hatıra
11.deneme
12.mektup
13.eleştiri
14.geziyazısı
SAYFA 4:ANLAMA YORUMLAMA

resimler-1- tiyatro 2-mimari 3- müzik 4- resim

SAYFA 5 **ÇME DEĞERLENDİRME
1-) *D
*Y
2-) DİL
3-)E
4-)B

SAYFA 8 **ÇME DEĞERLENDİRME
1-)*Y
*D
2-) PSİKOLOJİ-TIP
3-)D



SAYFA 11 **ÇME DEĞERLENDİRME


1-)*D
*D
2-)NESNE YA DA CANLI VARLIKTIR.
3-)D

sayfa 12-13
1)kazak için ip,tığ veya şişe ihtiyacımız vardır.tabi en önemlisi bir matif örneğine ihtiyaç duyarız
3)balık tutmak en mantıklısı olur.diğerleriyle mantıksal yönden uyuşmaz
4)şiirde herşey anlatılmış fakat gerçek anlamlarıyla değil.başka bir anlamla anlatılmıştır

sf 14
anlama yorumlama

2-yarın batıdan yağışlı bir hava gelecek---yağışlı hava yarın batıdan gelecek---batıdan yarın yağışlı hava gelecek
ahmet annesine hediye aldı---hediyeyi annesine ahmet aldı.

3-bazı kelımelerın cıkartılması verılmek isteen mesajın verılememesine neden olur.bu durum metnın yapısıyla ilgilidir.cumleler anlam bırımlerı olarak bırleserek metnın ana dusuncesını yada temasını olusturur .bunlardan yada cumleyı olusturan anlamlı dıl bırlıklerınden bazılarının cıkarılması temnaın ana dusuncenın yada verılmek istenen mesajın verılememesıne neden olur.

4-erle avuca gelır seymı :ulasılmaz yakalanamaz anlamında
yanına kar kalır :karsılıksız kalmak tek kazancı o olmak
olmayacak duaya amın demek :gerceklesemeyecek bır seyle uğrasmak
kırk yılda bır merhaba etmek : çok az seyrek gorusmek

**ÇME DEĞERLENDIRME

1- D-Y

2-insanların iletişim kurmak kendılerını ifade etmek amacıyla bır araya getırdıklerı sozlu veya yazılı cumleler topluluğuna metın denır.

3- cevap: A

4- öğpretıcı metınler var olan grceklıgın bır ifadesıdır .sadece öğretmek bılgı vermek amaclandıgı için dil ,gondegesel işleviyel kullanılır yan anlam değerı tasıyan sozcuklere ,okuyucunun sezgısıne ve duygusuna hıtap eden ifadelere yer verilmez.bu anlatım bıcmıde öğretici metınlerde gercek'in işlendığını gosterır

sayfa-16
1 ve 2.soru:

1_birinci metin bilgi verme amaçlı yazılmıştır herkes aynı şeyi anlar
ikinci metinde yani şiirde ise o anda yaşanılanlar okuyucunun ruhuna yansıtılarak süslü bir biçimde imgelerle anlatılmıştır daha etkileyici bir anlatım vardır ve de herkes aynı şeyi anlayamayabilir.

2_Birinci metin söylediğimiz gibi bilgi verme amaçlı yani zaten bilinen bir konuyu anlattığı için gerçek olma olasılığı daha fazladır.Şiirde ise şair kendi duygu ve düşüncelerini de olaya kattığı için sanki hayali olarak da yazılabilirmiş gibi geliyor ve daha az gerçeklik payı veriyor.


sayfa 19

1)ilki doğru 2.si yanlış

2)........................metnin dili imgesel bir dildir.

3)b

sayfa29 ölçme degerlendirme
1)d ,,y
2)milli sanat anlayısını
3)e
4)b
5)bilmiyorum

**ÇME DEĞERLENDİRME SAYFA:34
1-) Y, D
2-)â ve d^
3-)alitarasyon
4-)C
5-)Aruz, hece ölçüsü, redif, uyak...

**ÇME DEĞERLENDİRME SAYFA: 39

1-)D,Y
2-)A
3-)C
4-)*......Kişileştirme
*.....teşbih.
5-) bulamadım

*** 28 inceleme
- ilahi:dili sade ve anlaşılır ve ulukle yazılmış 2-gazel:beyit halinde ve yabancı sözcüklerle yazılmış 3-karanfil 1. bent halinde vebireysel yazılmış 4-karanfil 2. bent halinde 2 .dünya savaşının insanlar üzerindeki etkisini konu edinmiş
2-bu dönemde ahiret hayatını bilerek düşünerek hayata ona göre işler yapılması gerektiğine dualar edip halka inanmak gerktiğini söylüyor
4-aynı anlamda kullanılmıştır. fakat her dönemin özelliklerine göre farklı kelimelerle ifade edilmiştir
5-ilahi: tasavvuf var gazelde:divan edebiyatı karafil 1 de bireysel konular karanfil 2 de 2 . dünya savaşının insanlar üzerindeki etkisi
*** 29 anlama ve yorumlama
1- her şair aşk ile ilgili düşüncelerini tasvirlerini farklı kelimelerle ifade etmiştir
1.şiir aşk ilahi Allah tan bir ışşıktır ben de pervane gibi döner dururum demek istiyo 2.şiir hedef olarak 3.şiir zihniyetin getirdiği anlatım var herkes zihniyetlerinden dolayı aşkı farklı anlatmıştır

*** 31 hazırlık
1- ahenkli ritimli ve uyumlu olması
2-eger düz yazı şiir gibi şiiri de düz yazı gibi okursak anlam olmaz
3-serbest şiir zor ezberlenebilen düz şiir de çook cabuk ezberlenebilir. düz yazıda ritim ve ahenk yoktur. oldugu gibi okunur bu yüzden akılda pek kalmaz ama şiirde kafiye ritim,ahenk oldugu için daha kolay akılda kalır.
4- sadece yüklene programa göre hareket eder bu yüzden vurgu tonlama yapmaz robot ezberlediklerini söyler sesleri uyyduramaz biri yapay biri dogaldır.

SAYFA:44-45-49-50-51-52-54-55-56-57-60-61-64-67-68-70-71-78-79-81-84 CEVAPLAR ŞARKI =NAZIM BİRİMİ DÖRTLÜKTÜR.DİVAN EDEBİYATI,NAZIM ŞEKLİDİR.HALK EDEBİYATINDAKİ TÜRKÜYE BENZER.EZGİYLE SÖYLENİR.ŞARKI TÜRLERİNİN DİVAN EDEBİYATINA KAZANDIRDIĞI BİR TÜRDÜR.KAFİYE DÜZENİ aaaaa,bbba,ccca ŞEKLİNDEDİR.ARUZ **ÇÜSÜYLE YAZILIR.DÖRTLÜKLERİN SON DİZELERİ NAKARATTIR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN

TÜRKÜ=BENTLERDEN OLUŞAN NAZIM ŞEKLİDİR.8Lİ VE 11Lİ HECE **ÇÜSÜYLE YAZILIR.ŞARKI GİBİ EZGİYLE SÖYLENİR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN

SONE=2 DÖRTLÜK 2 3'LÜKTEN OLUŞAN 14 DİZELİK BATI EDEBİYATI NAZIM ŞEKLİDİR.EDEBİYATIMIZDA EN ÇOK SERVET-İ FÜNÜNCULAR TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR.KAFİYE ŞEMASI abba,ccd,eed ŞEKLİNDEDİR.

SAYFA 45 TEKİ 6. SORUNUN CEVAOLARI ARKADAŞLAR YAZARIN İSMİNİ VERDİĞİM YERİN ÜSTÜNE YAZIN ARKADAŞLAR : ENDERUNLU VASIF=ŞARKI dörtlüklerden olşur.Divan edebiyatıdır. ANONİM=TÜRKÜ 8'li ve 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.ezgiyle söylenir. FUZULİ=KASİDE beyit sayısı 33-99 arasında değişir.kendini övdüğünü görüyoruz. NECİP FAZIL KISAKÜREK=SONE BAKİ=GAZEL aruz ölçüsüyle yazılıştır.

50. ssayfada şiirin adı yavrum 51 1.d 1.y boşlukta aşk 3. cvp da e bu kadar daha bulan vrsa banada yazsn

SORU 1: farklı düşünceleresahip olma,farklı duygular hissetme,farklı ortamlarda bulunma,farklı bir hayat sürme,farklı genelliklere baglı b**lı kalma vs.
SORU 2 : Çok iyi okumak . kafiye,ahenk,ölçü gibi ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır. düşünce üretmek.
SoRu 3 :NeciP fazıl kısaKürek şiirde yagmuru,konu edinmiş ve ondan bahsedilmiştir.Necip fazıl bu şiiri yazdıgında karadenizdeymiş

sayfa 51 1.ikiside yanlış.2.boşluk doldurmada tema aşktır.3.cevap A'dır.4.tema ölümdür.

2:TEMANIN GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİ VARDIR.ŞİİRİN TEMASI BAYRAK SEVGİSİ
3:BAYRAKBİR SÜSE,KIZ KARDEŞİNİN GELİNLİĞİNE,ŞEHİDİN SON ÖRTÜSÜNE,SAVAŞIN KARTALINA VEÇİÇEGE BENZETİLİYOR

sayfa 51:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,Y
2-karşılıksız aşk
3-E
4-ölümden sonra doğaya dönme isteği

sayfa 54:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,D
2-1.boşluk:yan
2.boşluk:zengin
3-C
4-anlatıma zenginlik katmak için,farklı anlamlar oluşturmak için
5-üstte mecaz anlam alttakinde gerçek anlam kullanılmıştır.

sayfa 56:
ŞİİR GELENEĞİNİN ÖZELLİKLERİ:
-belirli bir nazım birimi yok
-serbest ölçü kullanılmıştır.
-belirli bir uyak düzeni yok
-konusu herşey olabilir.
-yabancı kelimeler yoktur
-imgeler olduğundan anlaşılması zor
-dil bakımından zengindir
sayfa 57:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-C
3-halk edebiyatı
4-mahlas kullanılmıştır.ikisinin de teması aşktır.11li hece ölçüsü kullanılmıştır.nazım birimi dörtlüktür.halk edebiyatı

sayfa 42:
koşma:-halk edebiyatı nazım şeklidir.
-11li hece ölçüsü kullanılmıştır.
-redif,yarım uyak vardır.
-sade anlaşılır bir dil vardır.
-nazım birimi dörtlüktür.
gazel:-divan edebiyatı
-ölçüsü aruz ölçüsüdür.
-nazım birimi beyittir.
-mahlas vardır.
-anlaşılması zordur
-en az 5 beyit, en çok 15 beyitten oluşur.
-ilk beyit matla

geçen seneki kitaptan yaptım kontrol edin

sayfa 67:
2)-çocuğun ateşlenmesi
-doktorun gelmesi
-annenin telaşlanması
-çocuğun iyileşmesi
-annenin korkusu

sayfa 60:1)dört birimden luşmuştur
3)akşam yine akşam yine akşam
göllerde bu dem bir kamış olsam

64)=1.=>''D'' ''y''
67)=1.=>hikaye metnin de anlam kaybı daha az olurdu çünkü redif ve kafi
ye kullanılmamıştır
68)=3.gerçek hayatta yaşanılır niteliktedir yani yaşanılabilir
71)=1.''D'' ''Y''
71)=2.=>çaban ve kır yaşamını,doğa güzelliklerini anlatan şiir ''PASTORAL ŞİİRDİR''
=>amacı bilgi ve öğüt vermek,yol göstermek olan şiir ''DİDAKTİK ŞİİR''
=>bir kişiyi,bir durumu veya olayı yermeye,toplumun aksayan yönlerini iğnelemeye yönelik şiir ''SATİRİK ŞİİRDİR''
71)=3.manzumelerin sanatsal özellik taşıyanlarına MENSUR denir
71)=4.cevap A)her iki şiirde de kafiye kullanılmıştır

olcme degerlendırme;1.soru,Y D
2.soru;anlam ıfade eder tema etrafında toplanır.
3.soru;E
4.soru;C
5.soru;askı yorumlamıs bırbırlerıne kavusamadıgını anlatmıs

78= ok şiiri nazım biri 4 lüktür 11 hece ölçüsüyle yazılmıştır
79= 7 li hece ölçüsüyle yazılmış şiiirde hayatı agır yaşam koşullarından sıkılan daplar başbaşa bırakmak istemesini anlatır pastoral şiirdir içinde dogal olayları anlatır
81 = davet şiiri birim sayısı 4 lüktür serbesr nazım şekli serbest hece ölçüsü
84= 1 d=y
2=fenasüp
3=c
4= d
5= tevriye sanatı

sayfa 84:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-uygunluk(tenasüp)
3-C
4-D
5-hüsn-ü tahlil sanatı ile açık istiare vardır.
sayf86:
2.ünite ölçme değerlendirme:
1-Y,D
2-didaktik
3-modern şiir
4-D
5-telmih
6-E
7-D
8-E
9-E
10-A
sayfa 87:bulmaca:
1-zihniyet
2-yöntem
3-türkü
4-manzume
5-didaktik
6-koşma
7-kafiye
8-ahenk
9-aruz
10-beyit
11-aliterasyon
12-epik

sayfa 80;1.sorusu;dıdaktık bıır sıırdır.
7 lık hece olcusuyle yazılmısıtr.
3.soru;1.konuda;
kendı ıcınden ne hıssederse onu yaptıgını soyluyor.
2.konuda
evlerın bınaların olusaumunu bınaların ve evlerın yok olusmunu anlatıyor.
3.konuda;
velvelerın oldugu gun tukenmesını(bıtmesını)soyluyor.
81.9.soru;;

tezat sanatı:zıt kavramlarınnın bır arada kullanılması cennet =cehennem gıbı
tesbıh sanatı;benzeyen benzetme sanatı edatlı sanat tek unsuru ıstıare

sayfa 82;1.soru;;
nazım bırımı beyıttır.
kafıye kullanılmıstır.
hece olcusu vardır.
mubalaga sanatı kullanılmısıttr.
3.soru::
camı avlusundan bahsedıyor. bu camınınde eskı oldugunu soyluyor..

sayfa 83;;1.soru;nazım seklı 2 lı dızelerden olusmustur.
hece olcusu yoktur.
kafıye duzenlı degıldır.
duygusal lırık bır sıırdır.
3.soru;;
benzetme
4.soru;;
sevgılıye duyulan özlem onu hatırlamak.sevgıluye dyulan ozlem var.saırın sevdıgıne olan özlemm
6.soru;;
hasret konus vardır.ışık=somuttur.
7.soru;;kısılestırme sanataı kullanıolmısıtç
8.soru;;ask ve hasret bakımından lırık bır sıır.

olcme degerlendırme;;1.soru;;
D Y
2.soru,;kısılestırme yanı teshıs sanatı nvardır.
3.soru;;E
4.soru;,D
SAYFA 100-101-102-103-104-105-109 CEVAPLAR bız gecen sene bole yaptık arkadasım doru yanı suphen olmasın...
olcme ve degerlendırme sayfa 96;;
1.soru bosluk doldurma;sosyal hayatını yansıtmıstır.
2.soru;d..y
3.soru;c4.soru;osmanlı donemı=sen devamını getırırsın
100.1.soru;olaylar ve olay orgusu
6.soru;;
kara memıs nasıl bır ınsandır=vatanını cok seven olmeyı goze alan ıyı bır ınsandır.
duragan dınamık=dınamıktır.cenge cıkmak ıcın elınden gelenı yapıyor.
hıkayenın hangı kısmı....=6.olayda.cunku oglunu gormustur.onunla bırlıkte cenge cıkmak ıstemektedır.
kara memısın sızın sosyal ve toplumsal....=yok
kara memısın dıger karakterler ....=yok
kara memıs kendı kısılıgının farkında mı....=farkında .cunku vatanı için herseyı goze alıyor.sızce gercek hayatta....=olabılır.

KIRK YALAN MASALI

Teması:Büyüklerin vasiyetlerini dinleyip israftan kaçınmak.

üzengi:Ata binmek için ayağımızı bastığımız yer
cevahir:Mücevher,elmas,yakut gibi değerli taş
yular:Atın dizginleri

Temayla ilişkili cümleler

-Şehzade de bakar ki soytarının biri,babasının vasiyetini bunu yedirir.içirir.sarayına yerleştirir.

-Hazıra dağ dayanamayacağı için bu üç adam böyle har vurup harman savurarak kısa zamanda büyük şehzadenin bir sandık altınını tüketirler.


-Tam pazara giderken sarı tüylü adam yanına gelip Şehzadem nereye gidiyorsun? diye sorar.

-Şehzade de Nereye gideceğim ? Bir sandık altını yedik bitirdik,kaldık parasızElimize Birkaç altın geçirebilmek için atı satmaya gidiyorum diye cevap verir.


Olay Örgüsü

-padişahın oğullarına vasiyet etmesi
-padişahın ölmesi
-padişahın vasiyetinde söylediği kişilerin gelmesi
-ellerindeki servetin bitmesi eşyaları satmaları
-yalan söylemesini istemesi iki şehzadenin söyleyememesi son şehzdadenin söylemesi ve bütün her şeyi alması


Miş'li geçmiş geniiş zaman kullanılmıştır.

BAY KORBES

Olay zamanı:Masallarda olya zamanı yoktur.

Temayla ilgili cümleler

-ocağın başına gelip ateş yakmak istemiş ama kedi hemen oracıktan kül olup yüzüne savurmuş.

-Bay Korbes kızgınlıkla yatağın üzerine itmiş kendini

-Oda acıdan ah vah etmeye,cığlıklar atmaya başlamış.

-Öfkesinden kudurarak evden kaçıp gitmeye davranmış.

-cansız yere serilip kalmış.Anlaşılan pek kötü yürekli biriymiş

Bay Korbes:Kötü birisi

Masalın kahrama sadece insanlar değildir.Her türden varlık masalın kahramanlarıdır.

Teması:Kötüler hak ettiği cezayı bulur.

İyilikle kötülüğün karşılaştırılması yapılıyor.

sayfa 109;
anlama yorumlama;1.soru;;
gonderıcılık işlevınde yazılmıstır.
2.soru;;
yazılan olayları dısarıdan izlemıs ızlenımlerı yazmıs ılahı bakıs acısı vardır.
3.soru;;
ıstanbuluhn ozellıklerınden bahsetmıs.cosku verıcı bır metındır.surukleyıcıdır...
4.soru;;
ılahı bakıs acısı vardır.
5.soru;;
evet.anlatıcı olayları kendı ınandırıcılıgı ıle anlatır.bu sorudan fazla emın degılım gecen senekı konularım ama eksık yazmısım ...
olcme degerlendırme;;1.soru;Y D
2.soru;;
ılahı bakıs acısıyla yazılmıstır.
3.soru;;E
4.soru;,C
5.soruyu yapamadım...

ya arkadaşım bizde işlemedik o konuyu geçti ama istersen 96 var
1= boşluk doldurma sosyal hayatı yansıtmış
2=d=y
3=c
4= Osmanlı dönemi

sayfa 105 cevabı etkinlik=tema,verilmek istenen mesaj,olay örgüsü vede metnin tam***** bakılır.
2,soru=iyi kötü çatışması.
3,soru=israfla yukarıdaki cümlelerin arasında ilişki vardır.
4,soru=padişahlık,saray,şehzade,soyrarı
5,soru=kendi hayayımızla ilişkilendirebilir çünkü kötü insanlar her zaman cezasını bulur

ölçme değerlendirme
1, d y
2,vatan sevgisi
3,c
4,e
yardımcı olduysam sevinirim

SAYFA:107-109 Cevaplar hazırlık:
1:ilk resme baktığımızda dıştan bir görünüm war ikinci resimde sepetçiler kasrının içinden bi görünüm war üçüncüde ise arkadan bir görünüm war buu resimlerin farklı olmasının sebebide resmin değişik yerlerden çekilmişş olmasıdır.
inceleme
1:kafa kağıdı:kahraman anlatıcının bakış açısı
suç:gözlemci figürünün bakış açısı
eşek:kahraman anlatıcının bakış açısı
2:değildir.
4:betimlemeyi kullanarak dile yüklediği değerler.
6:göndergesel.
8:kullanmayızz.dil:edebi dil
ölçme değerlendirme:
1: y,d
2:kahraman anlatıcının bakış açısıyla
3:d
4:d
5:ilahi bakış açısı
SAYFA 113-115-116-117-118-119-120-121-122-123 CEVAPLAR 117.sayfa cevapları
1.y d
2.çocuklarının olmaması
3.d


113.sayfa
1.d y
2.hikaye
3.d

SAYFA 123
TABLO
karakter/tip nasıl bir insandı?(bunlar tiptir)
-kız: iyi,sabırlı/ şehzade: iyi, sabırlı
tip durağan mıdır dinamik midir?
-ikiside dinamiktir
masalın hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu?
-kız: sürekli hareketkli/ şehzade: kızı ipten kurtarması
sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir?
-kız: zengin-fakir hayatı yaşaması olumsuz/ şehzade: yanlış kişiyle evlenmesi olumsuz
bu tipin sizin sizin sosyal ve toplumsal yapıdan darkkı var mı?
-kız: var/ şehzade: var
bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi var mıdır?
-kız: var/ şehzade: var
tip kendi kişiliğinin farkında mı..
-kız: farkında/ şehzade: farkında
sizce gerçek hayatta bu masaldaki.....
-kız: olmaz/ şehzade: olmaz

6.soru:
temel çatışma:iyi ile kötü arasındaki çatışmadır
tema:gerçeklerden, kaderden kaçılmaz. iyiler herzaman kazanır.
7.soru:ilahi bakış açısı 3.tekil şahıs anlatım vardır.

119.SAYFADAKİ SORULARIN CEVAPLARI:
1.soru:edebiyatı Mümtaz'a ihsan sevdirmiştir.Batu edebiyatınıçılarını örnek almasını sağlamış divan edebiyatını iyi öğrenmesini sağlamıştır.
2.soru:eski divanları okumuş,tari zevkini almış.fransız şairlerinden etkilenmiş.
3.soru:Edebiyata olan ilgi,tarih,ıtrı(müzik),resim Mümtaz'ın ilgi duyduğu alanlardır.
4.soru:Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayatıyla romanın kahramanı Mümtaz arasındaki benzerlikler:antalya,tarih,edebiyat
5.soru:fransız edebiyatına ilgi duymuş,yahya kemal onun hocası ve dostu olmuş,yahya kemal'in yolundan gitmiş,sanata,edebiyata,tarihe ve müziğe ilgi duymuş,fransız şairlerinden etkilenmiş,batı edebiyatını örnek aldığı gibi divan edebiyatını iyi öğrenmiş,eserlerinde tarih sevgisi zaman,biliçaltı ve aşk konularını işlemiş,edebiyatı müzik ve resimle birleştirmiş...

huzur sayfa 118 119 120 soru 1) cevap: cümlelerinden yola çıkarak roman kahramanlarından insanın ve mümtazın kültürel sanatsal ve felsefi yönden etkiledğini söylüyebilirz soru3) mümtaz rarih güzel sanatlar müzikfelsefe estetik mimari vb. alanlarına ilgi duymaktadır .onun zevkleri ve fikirleri kültürel bir bütünlük göstermektedir.onun ilgi alanına giren bütün sanatlar akımlar fikirler kendi kültüründen bir araya gelerek, bir potada eriyerek kaynaşmaktadır

soru 4) cevap: tanpınarın anılarında aldığımız bölüm bu soruya cevaplayabilir soru 5)cevap: metinden tanpınarın antalyada yaşadığı onun bu şehrin bazı yerlerinden etkilendiğini çıkarabiliriz. tanpınarın metnindeki ihsan karakteri hocası yahya kemnal beyatlıdır edebiyat fakültesinde başlayan hoca-öğrenci ilişkisi tanpınarı çok fena ektlimiştir.

116)ölçme değerlendirme:
1. sorunun cevabı y) (D)
2. çocuklarının olmaması
3.d
4.kendi anladığını yaz işete.

166. 5. soru ilk ikisi soyut.
son ikisi somut


115.sayfa
1)anlamladırılmaz
2)bitmemiş senfoni ve moby dick metinlerinden alınan cümlelerden yazının edebi metin olduğu anlaşılmaktadır.ama diğer verilen cümleler bilgi vermek amacıyla yazılmış bir düzyazıdır.edebi bir metin değildir

117. sayfa 1. etkinlik:
Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901 İstanbul-24 Ocak 1962 İstanbul) Türk romancı ve şairdir.
Lise öğrenimini Antalya Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1942-1946 yılları arasında Maraş Milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptıktan sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü.
Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valery ile Marcel Proust'u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete ön planda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi "güzel sanat"tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır.
Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren "Bursa'da Zaman" şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikaye ve romanlarında da, başta zaman tema’sı olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. (Geniş bilgi Prof. Mehmet Kaplan’ ın Tanpınar’ ın Şiir Dünyası;1964 kitabında).
Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur, 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’ dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa"dır. Eser Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır.

1 soru=hanedarlık yönetimi vardır.dini inanç vardır.
2 soru=
3 soru= olaganüstü özellikler vardır.gerçekçilige aykırıdır.
4 soru=
5 soru=
6 soru=iyilik ve kötülüktür temel çatışması.
teması ise=kötüler cezasız kalmaz
7 soru=ilahi bakış açısı vardır.anlatıcı herşeyi bilir.
8 soru=metnin anlamı ile ilişkilidir cümleler.yanlız yan anlam degerleri zayıftır. dil göndergesel işlevde kullanılmıştır.
9 soru=
10 soru=
11 soru=olamaz çnkü masallar anonimdir.


SAYFA 128-129-130-136-137-138-139-140-143-146 CEVAPLAR OĞUZ KAĞAN DESTANI

-Hun dönemi destanlarındandır.
-M.Ö 174-209
-İslamiyet öncesi Türk Destanıdır.
-Kahraman bakış acısıyla yazılmıştır.

Zihniyet
Sosyal,siyasi,ekonomik ve dinidir.

Oğuz Kağan'ın kişiliği

-cesur
-kahraman
-adaletli
-yiğit

Kurgu zamanı

Oğuz Kağan'ın doğumundan yaşlılığına kadar olan zamandır.

-Kılıç,ok,yay,kargı,bakır,gümüş,demir madenleri kullanılmıştır.

Olay örgüsü

-Oğuz Kağan'ın doğması
-Kırk günlükken konuşması
-Halkı gergedandan kurtarması
-Hükümdar olması
-Evlenmesi ve üç çocuğu olması
-ikinciye evlenmesi ve üç çocoğunun olması
-Ziyafet vermesi
-Kendisine tabi olanlarla iyi geçinmesi
-Siyasi birliği sağlaması
-Oğullarına devleti bırakması

Teması:Mete Han'ın Orta Asya'da Türk Birliğini kurması

Kişiler
-Altun Kağan
-Ay Kağan
-Oğuz Kağan
-Urum Kağan
-Uruz Kağan
-Dağ,Deniz,Gök
-Gün,Ay,Yıldız

NOTLAR

-Destanlarda ki kahramanlar olağanüstü özelliklere sahiptir.
-Destanda ki olaylar olağan ve olağanüstüdür.
-Destanlar genelde mazmundur.
-Anonimdir.

Olağanüstü olaylar

-Anasını sütünü bir kere emer
-Çiğ et,çorba ve şarap ister
-Dile gelir.
-Kırk gün sonra büyür yürür ve oynar
-at sürüleri güder,ata biner av avlar

Oğuz Kağan'a hanlık ünvanı verilmesi:Hiç kimseinni yaklaşamadığı gergedanı Oğuz Kağan'ın öldürmesi ona hanlıkünvanı verilmesini sağlamıştır.



Oğuz Kağan'da

-Yönetim şekli
-Göçebe hayat
-Din anlayışı
-Kullandıkları madenler
-Cihangirlik anlayışı
-Eğlence anlayışı
-Çok eşlilik
-Belgelik anlayışı
gibi anlayışlara rastlanır.


OĞUZ KAĞAN (TABLO)

Tip nasıl bir insandır? Oğuz Kağan fiziksel özellikleri ve karakteriyle bir kahramanın bütün özelliklerini taşıdığı için bir tiptir.Cesur,kahraman,adaletli,yiğittir.

Karakter/tip durağan mıdır ,dinamik midir? Tip kesinlikle dinamiktir.Destan boyunca ön plandadır hiç durmaz hep savaşır.

Destanın hangi kısmı szin karakter/tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu? Oğuz Kağan'ın kahramanlığını ilan ettiğii bölüm

Sosyal ortam ve çevre bu karakteri nasıl etkilemiştir? Oğuz Kağan'ın olağanüstü özellikler taşıması toplumun ondan beklentilerinin fazla olmasına yol açmıştır.O da bu sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerin getirmiştir.

Bu karakterin /tipin sizin sosyal vetoplumsal yapınızla farkı var mıdır? Yoktur.Bugünkü toplumsal yapıda kendi millei için feda edecek kişilere rastlamak oldukça zordur.Ama yinede toplumumuz kendini kurtaracak kahramanlar beklemektedir.

Bu karakterin diğer karakterler üzerinde etkisi var mıdır? Vardır.Boylara isimler ve oğullarına hanlık verilmesi

Karakter kendi kiiliğinin farkında mıdır? Farkındadır.Dünya kağanı ilan etmes itaat edenlere dost etmeyenlere düşman kesilmes

Sizce gerçek hayatta bu destandaki karakter gibi davranan biri var mıdır? Hayır.Olağanüstü özellikler taşıması ve değişen yaşam koşulları gerçek hayatta böyle kahraman olmasını imkansızlaştırır.

SAYFA:140 Cevaplar 1-harname deki olay ve olay örgüsü şunlardır;
*eşeği tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serebest bırakması
*eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi
*eşeği pir eşeğe gitmesi
*eşeğin buğday tarlasına gitmesi
*tarla sahibinin eşeği görmesi
*eşeğin pir eşekle karşılaşması
2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir
3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır.
4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir.
5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir.
6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır:
*nazım birimi beyittir
*aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır.
*her beyit kendi arasında kafiyelidir
*sembolik tarzda yazılır
*olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur.
7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır.
8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur.
9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir.
10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir.
12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır.
13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir.
14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir...

sayfa 135:
1- devleti bir kişi yönetiyormuş,
ölümlü olduklarına inanıyorlarmış
Allah'a inandıkları sonuçlarına ulaşabiliriz

sayfa 136:
5- tema: aşk için herşey yapılır
6- a) ilahi bakış açısı
b) herkes kendi dininden kişiyle evlenir

TABLO:
sırasıyla yazıyorum
kerem: tiptir. iyi biri, dinamik, keremin sürekli aslıyı araması, var, var, farkında, olmaz
aslı: tiptir. iyi, güzel biri, dinamik, aslının anne ve babasıyla kaçması,
var, var, farkında, olmaz

135-136 cewapları 1-birinci cümle: halk hikayelerinin gerçekliğe bakışını ** dilini anlatan sosyal bir gerçekliği anlatır.
2.**3. cümle: dönemin dini değerlere ** kutsal kişilere nasıl bakıldğını gösterir.

2- birnci cümle:cümle hikayenin hangi zamanda anlatıldığını net bir şekilde göstermez.

3- kerem ile aslı metindeki mekanlar hikayedeki olayların mekanla birlikte değişebileceğini göstermektedir.

4- " yorgun argın dünyasından geçti öyle bir aleme göçtü ki rüya alemi mi desem mana alemi mi desem,ne desem;ak saçlı bir pir yamacına dikilip eğitti.

5- metindeki temel çatışma iyi kötü arasındadır.metnin teması aşıkların kawuşmasını hiçbir gücün engelleyemeyeceğidir.bu tema yani aşk ** aşıkların kawuşmaları türk edebiyatında çok kullanılmştır.

6-a: verilen örneklerden hareketle anlatıcının olaylar ** kahramanlarla ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunu anlatıcı kendine göre hızlandırıp yawaşlattığını söleyebiliriz.

b: bu ifadelerden hareketle halk hikayelerinin kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılmasını göstermesidir

7- iki metinde de olağanüstü olaylara yer **rilir.
* iki metinde de döneme ait özellikler tespit edilmektedir.
* iki metinde de ilahi bakış açısı kullanılmıştır.
* iki metinde sözlü bir geleneğin mahsülüdür.

8- halk hikayelerinde şiirsel ** halkın anlayacağı bir dil kullanılmıştır.

9- bu ifadeler metindeki anlamın oluşmasını sağlamaktadır.

10- her iki tipte aşkı için herşeyi göze alan gerçek aşık tipleridir.
*kerem dinamik aslı durağandır.
*hikayenin her bölümü
*kerem olumsuz aslı olumsuz
*farklıdır
*kerem ailesinin etkisi wardır
*kerem farkındadır aslı farkındadır
*hayır olamz

11- türk edebiyatı bu özelliğe sahip ilk "Dede Korkut" hikayeleridr.genellikle aşk ** dini konular işlenir.özellikle koşma şeklinde olur.

1-harname deki olay ve olay örgüsü şunlardır;
*eşeği tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serebest bırakması
*eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi
*eşeği pir eşeğe gitmesi
*eşeğin buğday tarlasına gitmesi
*tarla sahibinin eşeği görmesi
*eşeğin pir eşekle karşılaşması
2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir
3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır.
4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir.
5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir.
6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır:
*nazım birimi beyittir
*aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır.
*her beyit kendi arasında kafiyelidir
*sembolik tarzda yazılır
*olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur.
7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır.
8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur.
9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir.
10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir.
12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır.
13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir.
14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir...

140 cewaplar 1- harname deki olaylar ** olay örgüsü şunlardır:
*eşeğin tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serbest bırakması
*eşeğin pir eşeğe gitmesi

2- harname de belirli bir zaman ** mekan ifadesi yoktur.mesnewi de birgün şeklinde bir zaman ** otlak buğday tarlası şeklinde de mekan ifadeleri wardır.bu durum mesnewideki zamanın ** mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir.

3- harname deki kahramanlar eşek eşeğin sahibi pir eşek ** tarla sahibidir.bu kahramanlar ** bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle değil kurmaca gerçeklikle ilişkilidir.

4- harname deki temel çatışma adale-adaletsizlik çatışmasıdır.metnin teması ise elindekilerle yetnmektir

5- metindeki tema ** tema etrafında şekllenen olaylar sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yetinme onlara rıza gönderme daha fazlasını elde etmek için birtakım yollara sapmama ilkeleriyle örtüşmektedir.

6- harname nin ritmi aruz ölçüsüyle sağlamıştır.metin aruzun feilatünmefailün kalıbıyla yazılmıştır.nazım birimi beyit olan harname nin her beyti kendi arasında kafiyelidir.

7- harname nin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eser şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnewinin şiirle benzer yönleri ritim ahenk ** söyleşi yapı unsurlarıdır.

8- harname de kahraman olarak eşek ** öküzün seçlmesi birbirleriyle kıyaslanabilecek farklılıklarının olmasıdır.bu farklılık elindekilerle yetinme teması ** onun etrafında gelişen olay örgüsüyle elindekilere rıza göstermeyen eşek ** eşekten üstün olan öküzün eksiklik ** fazlalıkları üzerine kurulmuştur.

9- **rilen beyitlerden ilki kahramanların halini ** ruh duumunu bilen ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya ikinci beyit ise kahramanın ağzından yazıldığı için kahraman anlatıcının bakış açısına sahiptir.

sayfa 146:
sırasıyla yazıyorum

köy hocası: karakterdir. iyi, yardımsever, çalışkan
dinamik
yakalamaya çalışması
olumsuz
var
var
farkında
olabilir

sığırtmaç: karakterdir. ürkek, meraklı, yabani
dinamik
kaçmaya çalışması
olumsuz
var
var
farkında
olabilir
SAYFA 152-153-154-155-156-157-158-159-160-161-162-166 CEVAPLAR HAZIRLIK
1-bilmiyom valla??
2-bütünüyle yazıya aktaramayız çünkü bazı olayları seyircinin bizzat kendisi görmesi gerekmekterdir bunun için bütünüyle aktaramayız.örneğin bir filmi izleyip eğer birde kitabı varsa onuda okuduğumuzda aralarında bazı sahnelerin olmadığını bazı yerlerin farklı olduğunu görebiliriz.


Sayfa 156,157,158

ELEKTRA

-Trajedidir.

Trajedinin Özellikleri

-Konularını tarihten ya da mitolojiden alır.Eskİ Yunan ve Latin tarihi
-Kişiler soylu kimseler olur.(kral,kraliçe,vs..)
-Baştan sona ciddi bir hava içinde geçer
-Trajediler mazmundur.
-Trajediler aynı mekanda geçer yaşanalar 24 saat içinde anlatılır.
-Üç birlik kuralı uygulanır.(olay,yer,zaman akla gelir.)
-Vurma,kırma ,öldürme gibi olaylara seyircinin gözü önünde yer verilmez.Bunlar dışarıda gerçekleştirilir sahne haberi ulaşır.
-Diyalog vekorudan oluşur.
-Koro kadınlar ve ihtiyarlardan oluşur.
-Erdem ve ahlak önemlidir.
-Beş bölümden oluşur.Perde yoktur.Kesintisiz oynanır.Perdenin yerini koro tutar.


CİMRİ

-Komedidir.

Komedinin Özellikleri

-Konularını çağdaş toplumdan ve günlük hayattan alır.
-Argo kelimeler kullanılabilir.
-Vurma,yaralanma gibi olaylara sahnede yer verilir.
-Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.
-Mazmundur.
-Kesintisiz oynanır.
-Üç birlik kuralı uygulanır.
-Beş bölümden oluşur.


Trajedi ve komedinin ortak yönleri

-Mazmundur.
-Kesintisiz oynanır.
-Üç birlik kuralı uygulanır.
-Beş bölümden oluşur.

Trajedi ve komedinin farklı yönleri

-Komedide vurma kırma gibi olaylar sahne içinde canlandırılır.
-Trajedide canlandırılmaz.



HAMLET

-Dramdır.

Dramın Özellikleri

-Konularını günlük hayattan alır.
-Oyunda acıklı ve gülünç olaylar bir arada verilir.
-Nazım ya da nesir biçimde yazılır.
-Kahramanlar her tabakadan seçilebilir.
-Üç birlik kuralına uyma zorumluluğu yoktur.
-Perde sınırlaması yoktur yazarın isteğine bağlıdır.


*BAZI TİYOTRO TERİMLERİ
****SAHNE:Oyunun oynandığı yere verilen isim
****AKTÖR:Erkek oyuncu
****AKTRİST:Bayan oyuncu
****DUBLÖR:Tehlikeli sahnelerde gerçek oyuncunun yerine bir başkasının rolü oynaması
****DEKOR:Sahnenin konuya uygun düzenlenmesi
****KOSTÜM:Oyuncuların rollerine uygun giyinmesi
****AKSESUAR:Oyuncuların tiyatro boyunca kullandıkları eşyalar
****Efekt:konuya uygun verilen ses
****Suflör:Sahne arkasından oyuncular rollerini unuttukları zaman rollerini fısıldayan kişi
****Kulis:Sahne arkasında oyuncuların hazırlandığı yer

sayfa 154
1)Halk edebiyatıdır
2)ilgisi vardır.bulunduğu toplumdan etkilenir
3)çok karışıktı yapamadım
**ÇME DEĞERLENDİRME
1)d d
2)kahraman
3)a
4)e

SAYFA:166 Cevaplar 1-harname deki olay ve olay örgüsü şunlardır;
*eşeği tanıtılması
*eşeğin sahibinin onu serebest bırakması
*eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi
*eşeği pir eşeğe gitmesi
*eşeğin buğday tarlasına gitmesi
*tarla sahibinin eşeği görmesi
*eşeğin pir eşekle karşılaşması
2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir
3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır.
4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir.
5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir.
6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır:
*nazım birimi beyittir
*aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır.
*her beyit kendi arasında kafiyelidir
*sembolik tarzda yazılır
*olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur.
7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır.
8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur.
9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir.
10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir.
12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır.
13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir.
14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir...

sayfa 163 deki ölçme ve degerlendirme sorularının cevapları: 1 d.2y. 2.soru:karagöz,orta oyunu,meddah,köy seyirlik oyunu.3.soru: e4.soru:ilkiyle=trajedi,ikincisiyle=dram,üçüncüsüy le=komedi


ben yaptım 166 yı

tabloyu sölüorum...
karagöz tipcahil,.....hacivat tipbilgili
ikiside dinamiktir...
olumsuz...
sosyal ve toplumsal yapımızdan farkları var...
birbirleri üzerinde etkileri var
karagöz farkında değil,...hacivat farkında
evet olabilir....

5.soru...
temel çatışma...cahil okumuş çatışmasıdır,tema...yanlış anlama
6.soru...
sade dil ve halk söylemleri vardır...
7.soru...
ifadelerde yanlış anlaşılma var...metnin temasıda yanlış anlaşılmadır...
8.soru..
doğaçlama ve karşılıklı konuşmalardan meydana gelmiştir...bu nedenle yazarı yoktur...geleneksel türk tiyatroları anonimdir...sözlü edebiyat ürünleridir...
9.soru...
bellli sözlerle başlar,gölge oyunudur...halk söylemleri vardır...yanlış anlaşılmayla birlikte izleyenleri güldürme amaçlıdır...


umarım bunlar sana yardımcı olur...

SAYFA 170-171-172-173-176-177 CEVAPLAR SAYFA 170
**ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1-Y, D
2-trajedi
3-B
4-A

SAYFA 171:
5- cahil ve okumuş insan arasındaki çatışma anlatılıyor.

SAYFA 172
3.ÜNİTE **ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1-Y, D
2-D, D
3-
1.boşluk: geleneksel
2.boşluk:modern
4-masal
5-ilahi
6-D
7-A
8-C
9-B

SAYFA 173:
10-D
11-BULMACANIN CEVAPLARI
1-tiyatro
2-ileti
3-sahne
4-zaman
5-çatışma
6-anlatıcı
7-mekan
8-kurgu
9-karakter
10-tip
11-olay
12-bakışaçısı

SAYFA 181-182-184-185-188-189-191-192-193-194-195 CEVAPLAR 1-
aynı anda düşünceden hareketle birden fazla öğretici metin yazılamaz :yanlış

öğretici metinler genellikle güncel araştırmaları ve sorunları işler: doğru

2-
parçanın ana düşüncesi: Türk dilinin en güzel şekilde kullanılmasıdır..

184 fil dişinden kule adlı parçanın ana düşüncesinin sorulduğu sorunun cevabı:

her sanatçı yaşadığı ülkesi ve çevresi ne şartlarda olursa olsun fikirlerini açıkca söylemelidirler.


biz böyle yatık umarım yardımcı olur..

SAYFA:188-189-191-192-193-194-195 Cevaplar ölçme değerlendirme soruları

1::
ilk yanlış sonraki doğru

2:: A

3:: E


4:: her öğretici metinlerdeki ortak yönler;bilgi vermesi, okuyucuyu düşündürür, ikna eder, yönlendirir, fikirlerimizin değişmesini farklı açılardan bakmamızı sağlar ve hepsi insanı anlatır....

184 ve 185 sayfa 184ve 185.sayfa
1.soru
sanat ve sanatçının hür olması
2.soru
soyut bir kavram ifade etmektedir
anadüşünce:sanat ve sanatçıya baskıların olduğu
4.soru
gelir.yazarın duygu ve düşünceleri farklılık gösterir.
anlama yorumlama
1.soru
amacı olduğu için bir yazıyla aktarma gereği duyar

ölçme değerlendirme
d
d
boşluk:yunus emrenin türk dilini en güzel şekilde kullanması
3.soru:d
4.soru:metnin okuyucuya aktarmak istediğii ileti düşünce bildiri

SAYFA 192 **ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1.Y
D
2.A
3.E
4.bilgi verir, farklı açıdan bakmamızı sağlar,okuyucuyu düşündürür...

Konu: Bayragımız
1-) Bu metin ülkenin işgale ugradıgı bir zamanda kurtulus savası yıllarında yazılmıstır.KazanıLan zaferleri anLatmaktadır.Ülknenin sanlı tarihine ısık tutar.
2-) Bayragımız metni yazıldıgı donemin vatan,milliyet,hürriyet vb. konuları işlemistir.Hem duygu hemde düsünceler verilmis hende tarihi ve kültürü yansıtmıstıR.
Bayragımız ögretici metin gelenegine baglıdıR.

195
**ÇME DEĞERLENDİRME:
1: D Y
2: zaman mekan
3:mektup

188İN CEVAPLARI
1:bir kavramı açıklamak
2:soyut olduğu için anlaşılması çok zor edebiyatla ilgilenenlere daha çok hitap ediyoR.
3labilir.farklı anlşatım biçimleri oluşabilir
5:cvapları kitabın arkasındaki sözlük kısmında var bi gezi yok.gezi:gezilen yerlerin anlatılması
6:felsefi metin
7.günlük gözlemlere yer verilmiş
anlama yorumlama
1:kişiden kişiy egöre değişir
4:anlatım türü ve konusunu belirler
ölçme değerlendirme
1:1y
2d
2:c
3:deneme
4:türü mektuptur.benzetmeler vardır188İN CEVAPLARI
1:bir kavramı açıklamak
2:soyut olduğu için anlaşılması çok zor edebiyatla ilgilenenlere daha çok hitap ediyoR.
3labilir.farklı anlşatım biçimleri oluşabilir
5:cvapları kitabın arkasındaki sözlük kısmında var bi gezi yok.gezi:gezilen yerlerin anlatılması
6:felsefi metin
7.günlük gözlemlere yer verilmiş
anlama yorumlama
1:kişiden kişiy egöre değişir
4:anlatım türü ve konusunu belirler
ölçme değerlendirme
1:1y
2d
2:c
3:deneme
4:türü mektuptur.benzetmeler vardır

189
ölçme değerlendirme soruları:

1-
ikiside doğru

2-c

sayfa 190 da=
3.soru: söyleyişi(sohbet)


4-anlaşılır bir biçimde yazılmıştır.günümüz Türkçesiyle

S.181-182
1,bilgi vermek tanıtmak
2,ıtrı hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkesi
3,olur çünkü haytı kişiliğinede etki eder
4,verilen bilgi eksik olur.metin içinde belirli bir anlam vardır
5,4 birim
6, bilgi vermek tanıtmak yaşantısı,kişiliği,şahsiyeti

**ÇME DEĞERLENDİRME

1,tanıtmak
2,b
3,b ve e
4,d
5,bilgi vermek tanıtmak


SAYFA 202-204-215 CEVAPLAR 202. sayfanın hazırlık soruları;
1)yaşadığımız ilin tarihi özellikleri,nüfusu,coğrafi özelliklerini konu alan bir metin yazarak bu özelliklere dikkat ederiz
2)bu soruda bir yazarın veya santçının özelliklerin istiyor ben Ahmet Hamdi Tanpınar'ı örnek verdim ve ve bir metin yazarken dikkat edeceğimiz özellikler yaşadığı zaman,edebiyata katkıları,çevresi zihniyeti,öğrenim hayatı dikkate alınır


sayfa 204
1-)Bu metinde dönemin zihniyeti olarak insanların teknolojik gelişmelrden dolayı geceleri çalışmak zorunda olduğunu bazılarının ise sadece gündüzlerin çalıştığını anlayabiliriz.Ayrıca kıtalar arası uçuşlarında olduğu bu metinden anlaşılır.
2-)Bu metinin yazılış ama bilgi vermek ve yönlerdirmektir. Hedef kitleside uyku sorunu olanlar olabilir
3-)4 birim vardır işte yazdırmayın onların hepisi metinde adları yazıyo
4-)Bu metinin ana düşüncesi uykunun sosyal hayatımızdaki yeri ve önemidir.Yazıldığı dönemle ilişkiside işte o dönemde bazı insanlırın gece çalışmak zorunda olduğundan bazı psikolojik felan filan bozukluklar geçirmesi işte ilişkisi böyle
5-)Burda metin dilin göndergesel işleviyle kullanılmıştır. göndergesel işlev:bilgi vermek için olan vardıya hani işte o.
6-)Metinin konusunu, dil ve anlatımını etkileyen en önemli unsurlardan birisi hitap ettiği hedef kitlesidir. Metinin dili hitap ettiği hedef kitlesine göre farkılılık gösterir.Örneğin bu metinde hedef kitle biz yani cocuklar ya da normal sıradan bir insan değildir. Çünkü burada bazı bilinmeyen kelimeler vardır. Yani terimler vardır sirkadiyen nörötik kortizol senkronizatör vb. yani bunun hedef kitlesi bu sözleri bilen bu sözler hakkında az çok bilgi sahibi olan kişilerdir. eğer hedef kitle biz olsaydık bu kelimerin anlmı bir parantez içinde verilir ya da uzun uzun anlatılırdı.
7-)Bu metin bilimsel metindir makaledir. Makale diyince sadece gazete çevresinde gelişen edebi metinlerdeki makale gelmesin aklınıza bizim hoca böyle dedi ben onun yalancısıyım
8-)???????
9-)Bu bir makaledir nerdenmi anlıyoruz?
çünkü ispatlama var sonra hiç bir öznel yargılara yer verilmemiş.

Sayfa 215

1. günlük
2. röpörtaj
3.
4.tarihi
5.bilimsel
6.makale
7.
8.fıkra
9.mizah
10.hatıra
11.deneme
12.mektup
13.eleştiri
14.geziyazısı

 

 

sayfa 48 cevapları


hiç kimse cevaplarını yazmamış ben yazıyım bari
1.soru=D-Y
2.soru=anlamında
3.soru=D şıkkı
4.soru=gazel,sone,şarkı,türkü

 

 

97.,98.,99. 103.,104.,105. sayfadaki metinler

FORSA

Hazırlık
3.Olay zamanı ve kurgu zamanı

Olay zamanı:Osmanlı Devleti'nin yükselişi

Kurgu zamanı:Olayların kaç yıl içerisinde geçtiği (40 yıl)

Tema:Vatan hasreti

Forsa:Eski savaş gemilerine verilen ad.

1.olayda beklentisi vardır.

Mekan:gemi,çiftlik,bağ evi

100 sayfa
4.İnsanın yaşayabileceği normal olaylar
5.Son bölüm

Ömer Seyfettin
-ilk Milli Edebiyatı başlatan kişidir.



KIRK YALAN MASALI

Teması:Büyüklerin vasiyetlerini dinleyip israftan kaçınmak.

üzengi:Ata binmek için ayağımızı bastığımız yer
cevahir:Mücevher,elmas,yakut gibi değerli taş
yular:Atın dizginleri

Temayla ilişkili cümleler

-Şehzade de bakar ki soytarının biri,babasının vasiyetini bunu yedirir.içirir.sarayına yerleştirir.

-Hazıra dağ dayanamayacağı için bu üç adam böyle har vurup harman savurarak kısa zamanda büyük şehzadenin bir sandık altınını tüketirler.


-Tam pazara giderken sarı tüylü adam yanına gelip Şehzadem nereye gidiyorsun? diye sorar.

-Şehzade de Nereye gideceğim ? Bir sandık altını yedik bitirdik,kaldık parasızElimize Birkaç altın geçirebilmek için atı satmaya gidiyorum diye cevap verir.


Olay Örgüsü

-padişahın oğullarına vasiyet etmesi
-padişahın ölmesi
-padişahın vasiyetinde söylediği kişilerin gelmesi
-ellerindeki servetin bitmesi eşyaları satmaları
-yalan söylemesini istemesi iki şehzadenin söyleyememesi son şehzdadenin söylemesi ve bütün her şeyi alması


Miş'li geçmiş geniiş zaman kullanılmıştır.




BAY KORBES

Olay zamanı:Masallarda olya zamanı yoktur.

Temayla ilgili cümleler

-ocağın başına gelip ateş yakmak istemiş ama kedi hemen oracıktan kül olup yüzüne savurmuş.

-Bay Korbes kızgınlıkla yatağın üzerine itmiş kendini

-Oda acıdan ah vah etmeye,cığlıklar atmaya başlamış.

-Öfkesinden kudurarak evden kaçıp gitmeye davranmış.

-cansız yere serilip kalmış.Anlaşılan pek kötü yürekli biriymiş

Bay Korbes:Kötü birisi

Masalın kahrama sadece insanlar değildir.Her türden varlık masalın kahramanlarıdır.

Teması:Kötüler hak ettiği cezayı bulur.

İyilikle kötülüğün karşılaştırılması yapılıyor.

 

 

107.,108.109. sayfadaki metinler

KAFA KAĞIDI

-Kahraman bakış acısı vardır.
-Yazar bizzat yaşıyor ve mudehale ediyor.
-1.tekil anlatım


SUÇ


-2. tekil anlatım
-Gözlemci anlatım
-Yazar gördüklerini anlatıyor ve olaya müdehale etmiyor.( Fügranlı anlatım yapılmıştır.)



EŞEK

-İlahi bakış acısıyla yazılmıştır.
-Yazar olayların içerisinde değildir.Yaşamıyor.

-sanki burası bir cayırlık, bu demir yolu da bir akarsu imiş gibi bakıp yemeğe başladı.
-üçüncü yolda bir yük treni duruyor.

Yazar bu cümlelerde müdehale etmiştir.

-Tuz alacaktı kalktı,üste eşek de gitti.yeni kepenek de gitti.Yeryüzü karanlık yaşamak da acı

Yazar bu cümlede kendi yorumunu katmıştır.


2.etkinlik

6.Göndericilik işlevi



-Edebi metinlerde dil şiirsellik işlevi ile kullanılır.



İSTANBUL

1.Şiirsellik işleviyle kullanılmıştır.
2.ilahi bakış acısı

 

 

111.,112,114,115, sayfadaki metinler


ELLİ KURUŞ

Dil ve Anlatım-Cümlelerin uzun olması Orhan Kemal’in üslubuna aittir.
-Sade bir dille yazılmıştır.
-Konuşma dili kullanılmıştır.
-Cümleler genelde kurallı ve uzundur.
-Betimlemeler yapılmıştır.
Zihniyet

-Ekonomik ve sosyaldir.
Yapı

-Olay,yer,zaman ve kahramanlar metnin yapısını oluşturur.



-Genelde yoksul insanları,geçim sıkıntısı yaşayan insanları işlemiştir.
-İlahi bakış acısı ve kahraman bakış acısı vardır.Ama ilahi bakış acısı daha ağır basmaktadır.

Betimleme yapılmış cümleler

-ister lapa lapa kar isterse şırıl şırıl yağmur yağsın isterse bütün gecenin ayazında karlar dona kesmiş olsun….

-donmuş burnu buhar kazanı gibi tüterek uzaklaşırken canlı,hayat dolu sesi ile sokağı gene neşelendirdi.

-benim gbi kara kuruyu kim ne yapsın

-içlere çekik gözleri fırlak elmacık kemikleri solgun derisinin donukluğuyla yüzüme öyle bir baktı ki

-az önce öfkeden değişen hırçın yüzü yumuşamış,duruluş,cocuksu halini almıştı

-bu ondanda cılız ondanda üfürsen uçacak gibiydi.

-o muydu?Fakat hayır olamazdı pek cılızdı pencerenin önünde durmuş ısrarla vızıldayıp duruyordu.

-kısa pantolonlu minnacık bir çocuk.Savrulan karlarla ıslanmış gazeteleriyle titreyip duruyordu.

Teması:Fakirlikten dolayı çalışmak zorunda olan çocuğun hikayesi



MOBY DİCK

Hazırlık

1.Kelime,cümle,paragraf
2.Kişisel yaklaşım vardır.


Moby Dick:Balinanın adıdır.

-Kahraman bakış acısı kulanılmıştır.

-Balina ile olan mücadele anlatılmaktadır.

Dil ve anlatım
-Düz yazı şeklinde metindir.
-Uzun cümleler kullanılmıştır.
-Akıcı bir anlatım vardır.

Teması:Düşünceleri uğruna insanların mücadele etmesi




BİTMEMİŞ SENFONİ

-Tarihi ve ortak değerlerin yargılarını işlemiştir.
-Şiirsellik anlatımı vardır.
-İlk genç kuşağın hayata bakış acısı anlatılıyor.

6.paragrafta

Hayatın karmaşalığından bahsetmektedir


7.paragrafta

Hayat sevgisi olduğu sürece bunlar bizi hayata karşı koruyacaktır .


8..paragrafta

Bu sesleri kullanarak hayatta kendi borularını öttürüyorlar


9.paragrafta

Karalılık hayatın aşk,mutluluk ve sanatla değiştirmeme.



-Tarık Buğra Cumhuriyet Dönemi edebiyatçılarındandır.

 

 

118.sayfadaki metin


HUZUR

Dil ve anlatım
-Uzun ve yabancı cümleler kullanılmıştır.
-Akıcıdır.

Bilinmeyen Kelimeler

İstidat:dilekçe
Temayül:bir yana eğilme
Ganimet:savaşta düşman taraftan ele geçirilen mal
Vakıa:olmuş bir iş olgu
Mukaddime:başlangıç
İçtima:toplanma toplantı
Umumi:genel
Muharri:yazar
Nazariye:kuram


-İlahi bakış acıcıyla yazılmıştır.

Sorular
1.Tarihi sevdiriyor.
5.-doğu-batı iç içe
-doğu-batı sentezi
-iki kültür arasında gidip gelme

Ahmet Hamdi Tanpınar
-Cumhuriyet Dönemi edebiyatçılarındandır
-Fransız sembolistlerinden etkilenmştir.
-Huzur Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir romanıdır.

 

 

SAYFA:44-45-49-50-51-52-54-55-56-57-60-61-64-67-68-70-71-78-79-81-84 CEVAPLAR


ŞARKI =NAZIM BİRİMİ DÖRTLÜKTÜR.DİVAN EDEBİYATI,NAZIM ŞEKLİDİR.HALK EDEBİYATINDAKİ TÜRKÜYE BENZER.EZGİYLE SÖYLENİR.ŞARKI TÜRLERİNİN DİVAN EDEBİYATINA KAZANDIRDIĞI BİR TÜRDÜR.KAFİYE DÜZENİ aaaaa,bbba,ccca ŞEKLİNDEDİR.ARUZ **ÇÜSÜYLE YAZILIR.DÖRTLÜKLERİN SON DİZELERİ NAKARATTIR.

 

 

SAYFA 45 TEKİ 6. SORUNUN CEVAOLARI ARKADAŞLAR YAZARIN İSMİNİ VERDİĞİM YERİN ÜSTÜNE YAZIN ARKADAŞLAR : ENDERUNLU VASIF=ŞARKI dörtlüklerden olşur.Divan edebiyatıdır. ANONİM=TÜRKÜ 8'li ve 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.ezgiyle söylenir. FUZULİ=KASİDE beyit sayısı 33-99 arasında değişir.kendini övdüğünü görüyoruz. NECİP FAZIL KISAKÜREK=SONE BAKİ=GAZEL aruz ölçüsüyle yazılıştır.

 

 

SAYFA:60-61-64-67-68-70-71-78-79-81-84 Cevaplar


SORU 1: farklı düşünceleresahip olma,farklı duygular hissetme,farklı ortamlarda bulunma,farklı bir hayat sürme,farklı genelliklere baglı b**lı kalma vs.
SORU 2 : Çok iyi okumak . kafiye,ahenk,ölçü gibi ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır. düşünce üretmek.
SoRu 3 :NeciP fazıl kısaKürek şiirde yagmuru,konu edinmiş ve ondan bahsedilmiştir.Necip fazıl bu şiiri yazdıgında karadenizdeymiş

 

sayfa 51 1.ikiside yanlış.2.boşluk doldurmada tema aşktır.3.cevap A'dır.4.tema ölümdür.

 

 

 

2:TEMANIN GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİ VARDIR.ŞİİRİN TEMASI BAYRAK SEVGİSİ
3:BAYRAKBİR SÜSE,KIZ KARDEŞİNİN GELİNLİĞİNE,ŞEHİDİN SON ÖRTÜSÜNE,SAVAŞIN KARTALINA VEÇİÇEGE BENZETİLİYOR

 

sayfa 51:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,Y
2-karşılıksız aşk
3-E
4-ölümden sonra doğaya dönme isteği

sayfa 54:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,D
2-1.boşluk:yan
2.boşluk:zengin
3-C
4-anlatıma zenginlik katmak için,farklı anlamlar oluşturmak için
5-üstte mecaz anlam alttakinde gerçek anlam kullanılmıştır.

 

 

SAYFA:44-45-49-50-51-52-54-55-56-57-60-61-64-67-68-70-71-78-79-81-84 CEVAPLAR


=NAZIM BİRİMİ DÖRTLÜKTÜR.DİVAN EDEBİYATI,NAZIM ŞEKLİDİR.HALK EDEBİYATINDAKİ TÜRKÜYE BENZER.EZGİYLE SÖYLENİR.ŞARKI TÜRLERİNİN DİVAN EDEBİYATINA KAZANDIRDIĞI BİR TÜRDÜR.KAFİYE DÜZENİ aaaaa,bbba,ccca ŞEKLİNDEDİR.ARUZ **ÇÜSÜYLE YAZILIR.DÖRTLÜKLERİN SON DİZELERİ NAKARATTIR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN

TÜRKÜ=BENTLERDEN OLUŞAN NAZIM ŞEKLİDİR.8Lİ VE 11Lİ HECE **ÇÜSÜYLE YAZILIR.ŞARKI GİBİ EZGİYLE SÖYLENİR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN

SONE=2 DÖRTLÜK 2 3'LÜKTEN OLUŞAN 14 DİZELİK BATI EDEBİYATI NAZIM ŞEKLİDİR.EDEBİYATIMIZDA EN ÇOK SERVET-İ FÜNÜNCULAR TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR.KAFİYE ŞEMASI abba,ccd,eed ŞEKLİNDEDİR.

SAYFA 45 TEKİ 6. SORUNUN CEVAOLARI ARKADAŞLAR YAZARIN İSMİNİ VERDİĞİM YERİN ÜSTÜNE YAZIN ARKADAŞLAR : ENDERUNLU VASIF=ŞARKI dörtlüklerden olşur.Divan edebiyatıdır. ANONİM=TÜRKÜ 8'li ve 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.ezgiyle söylenir. FUZULİ=KASİDE beyit sayısı 33-99 arasında değişir.kendini övdüğünü görüyoruz. NECİP FAZIL KISAKÜREK=SONE BAKİ=GAZEL aruz ölçüsüyle yazılıştır.

50. ssayfada şiirin adı yavrum 51 1.d 1.y boşlukta aşk 3. cvp da e bu kadar daha bulan vrsa banada yazsn

SORU 1: farklı düşünceleresahip olma,farklı duygular hissetme,farklı ortamlarda bulunma,farklı bir hayat sürme,farklı genelliklere baglı b**lı kalma vs.
SORU 2 : Çok iyi okumak . kafiye,ahenk,ölçü gibi ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır. düşünce üretmek.
SoRu 3 :NeciP fazıl kısaKürek şiirde yagmuru,konu edinmiş ve ondan bahsedilmiştir.Necip fazıl bu şiiri yazdıgında karadenizdeymiş

sayfa 51 1.ikiside yanlış.2.boşluk doldurmada tema aşktır.3.cevap A'dır.4.tema ölümdür.

2:TEMANIN GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİ VARDIR.ŞİİRİN TEMASI BAYRAK SEVGİSİ
3:BAYRAKBİR SÜSE,KIZ KARDEŞİNİN GELİNLİĞİNE,ŞEHİDİN SON ÖRTÜSÜNE,SAVAŞIN KARTALINA VEÇİÇEGE BENZETİLİYOR

sayfa 51:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,Y
2-karşılıksız aşk
3-E
4-ölümden sonra doğaya dönme isteği

sayfa 54:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,D
2-1.boşluk:yan
2.boşluk:zengin
3-C
4-anlatıma zenginlik katmak için,farklı anlamlar oluşturmak için
5-üstte mecaz anlam alttakinde gerçek anlam kullanılmıştır.

sayfa 56:
ŞİİR GELENEĞİNİN ÖZELLİKLERİ:
-belirli bir nazım birimi yok
-serbest ölçü kullanılmıştır.
-belirli bir uyak düzeni yok
-konusu herşey olabilir.
-yabancı kelimeler yoktur
-imgeler olduğundan anlaşılması zor
-dil bakımından zengindir
sayfa 57:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-C
3-halk edebiyatı
4-mahlas kullanılmıştır.ikisinin de teması aşktır.11li hece ölçüsü kullanılmıştır.nazım birimi dörtlüktür.halk edebiyatı

sayfa 42:
koşma:-halk edebiyatı nazım şeklidir.
-11li hece ölçüsü kullanılmıştır.
-redif,yarım uyak vardır.
-sade anlaşılır bir dil vardır.
-nazım birimi dörtlüktür.
gazel:-divan edebiyatı
-ölçüsü aruz ölçüsüdür.
-nazım birimi beyittir.
-mahlas vardır.
-anlaşılması zordur
-en az 5 beyit, en çok 15 beyitten oluşur.
-ilk beyit matla

geçen seneki kitaptan yaptım kontrol edin

sayfa 67:
2)-çocuğun ateşlenmesi
-doktorun gelmesi
-annenin telaşlanması
-çocuğun iyileşmesi
-annenin korkusu

sayfa 60:1)dört birimden luşmuştur
3)akşam yine akşam yine akşam
göllerde bu dem bir kamış olsam

64)=1.=>''D'' ''y''
67)=1.=>hikaye metnin de anlam kaybı daha az olurdu çünkü redif ve kafi
ye kullanılmamıştır
68)=3.gerçek hayatta yaşanılır niteliktedir yani yaşanılabilir
71)=1.''D'' ''Y''
71)=2.=>çaban ve kır yaşamını,doğa güzelliklerini anlatan şiir ''PASTORAL ŞİİRDİR''
=>amacı bilgi ve öğüt vermek,yol göstermek olan şiir ''DİDAKTİK ŞİİR''
=>bir kişiyi,bir durumu veya olayı yermeye,toplumun aksayan yönlerini iğnelemeye yönelik şiir ''SATİRİK ŞİİRDİR''
71)=3.manzumelerin sanatsal özellik taşıyanlarına MENSUR denir
71)=4.cevap A)her iki şiirde de kafiye kullanılmıştır

olcme degerlendırme;1.soru,Y D
2.soru;anlam ıfade eder tema etrafında toplanır.
3.soru;E
4.soru;C
5.soru;askı yorumlamıs bırbırlerıne kavusamadıgını anlatmıs

78= ok şiiri nazım biri 4 lüktür 11 hece ölçüsüyle yazılmıştır
79= 7 li hece ölçüsüyle yazılmış şiiirde hayatı agır yaşam koşullarından sıkılan daplar başbaşa bırakmak istemesini anlatır pastoral şiirdir içinde dogal olayları anlatır
81 = davet şiiri birim sayısı 4 lüktür serbesr nazım şekli serbest hece ölçüsü
84= 1 d=y
2=fenasüp
3=c
4= d
5= tevriye sanatı

sayfa 84:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-uygunluk(tenasüp)
3-C
4-D
5-hüsn-ü tahlil sanatı ile açık istiare vardır.
sayfa 86:
2.ünite ölçme değerlendirme:
1-Y,D
2-didaktik
3-modern şiir
4-D
5-telmih
6-E
7-D
8-E
9-E
10-A
sayfa 87:bulmaca:
1-zihniyet
2-yöntem
3-türkü
4-manzume
5-didaktik
6-koşma
7-kafiye
8-ahenk
9-aruz
10-beyit
11-aliterasyon
12-epik

sayfa 80;1.sorusu;dıdaktık bıır sıırdır.
7 lık hece olcusuyle yazılmısıtr.
3.soru;1.konuda;
kendı ıcınden ne hıssederse onu yaptıgını soyluyor.
2.konuda
evlerın bınaların olusaumunu bınaların ve evlerın yok olusmunu anlatıyor.
3.konuda;
velvelerın oldugu gun tukenmesını(bıtmesını)soyluyor.
81.9.soru;;

tezat sanatı:zıt kavramlarınnın bır arada kullanılması cennet =cehennem gıbı
tesbıh sanatı;benzeyen benzetme sanatı edatlı sanat tek unsuru ıstıare

sayfa 82;1.soru;;
nazım bırımı beyıttır.
kafıye kullanılmıstır.
hece olcusu vardır.
mubalaga sanatı kullanılmısıttr.
3.soru::
camı avlusundan bahsedıyor. bu camınınde eskı oldugunu soyluyor..

sayfa 83;;1.soru;nazım seklı 2 lı dızelerden olusmustur.
hece olcusu yoktur.
kafıye duzenlı degıldır.
duygusal lırık bır sıırdır.
3.soru;;
benzetme
4.soru;;
sevgılıye duyulan özlem onu hatırlamak.sevgıluye dyulan ozlem var.saırın sevdıgıne olan özlemm
6.soru;;
hasret konus vardır.ışık=somuttur.
7.soru;;kısılestırme sanataı kullanıolmısıtç
8.soru;;ask ve hasret bakımından lırık bır sıır.

olcme degerlendırme;;1.soru;;
D Y
2.soru,;kısılestırme yanı teshıs sanatı nvardır.
3.soru;;E
4.soru;,D

 

İnceLeme
4) Bayrağın toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu, sevinçli ya da üzüntülü olunan her günde ona ihtiyaç duyulması anlatılmıştır.
Bayrağa herkesin saygı göstermesi gerektiği belirtilmiştir.
Bayrağın bağımsızlığın sembolü olduğu vurgulanmıştır.
Bayrağın bağımsızlık sembolü olarak her zaman dalgalandırılacağı, yere düşürülmeyeceği ifade edilmiştir.
Bayrağın milletin simgesi olduğu belirtilmiştir.


Sayfa 50 AnLama ve YorumLama
1) Bunun nedeni, temanın işlenişidir.Şekil bakımından kusursuz bir şiir, içerik bakımından zayıf olabilir. İçeriğin son derece güçlü olması o şiirin başarısını arttıran en önemli sebeptir.

2) "İstiklal Marşı"nın başka bir dönemde yazılması mümkün değildir. Çünkü sanat eserleri yazıldıkları dönemin özelliklerini yansıtırlar.Bu bakımdan İstiklal Marşı'nın ruhunu, kudretini, bir milletin şahlanışını anlatan dolu dolu dizelerini başka bir dönemde böylesine anlatmak mümkün değildir.

3) BİR BAŞKA TEPEDEN
Rüya gibi bir akşamı seyretmeye geldin
Çok benzediğin memleketin her tepesinde.
Baktım: Konuşurken daha bir kere güzeldin
İstanbul'u duydum daha bir kere sesinde

Irkın seni iklimine benzer yaratırken
Kaç fethe koşan tuğlar ufuklarda yarışmış.
Tarihini aksettirebilsin diye çehren,
Kaç Fatih'in altın kanı mermerle karışmış.
Yahya Kemal Beyatlı

DUYUM
Mavi yaz akşamları, patikalarda, dalgın,
Gideceğim, sürüne sürüne buğdaylara.
Ayaklarımda ıslaklığı küçük otların;
Yıkasın, bırakacağım başımı rüzgara.

Ne bir şey düşünecek, ne bir laf edeceğim.
Ama sonsuz bir sevgi dolduracak içimi.
Göçebeler gibi uzaklara gideceğim.
Mesut, sanki yanımda bir kadın varmış gibi.
Arthur Rimbaud

4) Şiire verilecek başlık tema ile eşdeğer olmalıdır. Şiirde bir annenin duygularını dile getirişi söz konusudur. Bu nedenle şiire, şairin de verdiği başlık olan "anne" başlığı verilmelidir.

Sayfa 51 **çme ve DeğerLendirme
1) (Y)
(Y)

2) Yukarıdaki şiirin teması, aşk tır.

3) Cevap: E

4) Verilen dörtlüğün teması "ölüm"dür.

 

Semai
Semaideki dörtlüklerin yer değiştirmesi gazelde olduğu gibi bir anlam bozukluğuna sebep olmamakta fakat dizelerin yer değiştirmesi anlam bozukluğuna yol açmaktadır.

Lavinia
Lavinia şiirindeki birimlerin yer değiştirmesi gazel ve semaide oluğu gibi anlamın bozulmasına sebep olmamaktadır.Fakat dizelerin yer değiştirmesi anlamın bozulmasına sebep olmaktadır.

Her üç şiirde de birimlerin yer değiştirmesi anlamı bozmadğı halde dizelerin yer değiştirmesi anlamı bozmaktadır. Bunun sebebi dizelerin verilmek istenen bir tema,duygu,düşünce, hayal ya da ileti etrafında bir araya gelerek birimleri(beyit,dörtlük) oluşturmasıdır.Birimler de bir araya gelerek şiiri oluştururlar.

 

sayfa 39-)
benzeyen=ses kendisine benzetilen=yaralı ceylan kalbi benzetme yönü=içli benzetme edatı=gibi
6-)yanlızca kendisine benzetiline istiare denir.
7-)teşhis
8-)tenasüp
9-)hüsnütalil
bu kadar arkadaşlar marım işinşze yarar

 

sayfa 42:KOŞMA
nazım birimi:dörtlük
ölçü:11'li hece ölçüsü
tür:koşma
dil ve anlatım:anlaşılır bir dille yazılmıştır
tema:ayrılık
uyak düzeni:abab...
GAZEL:
nazım birimi:beyit
ölçü:15'li hece ölçüsü
tür:gazel
dil ve anlatımsmanlıca kelimeler kullanılmıştır.anlaşılır değildir.
tema:sağlık
kafiye düzeni:aaba...

 

sayfa 37

birdenbire şiiri : doğayı tarihi anadoluyu ciddi anlatım şiirridir.

4. etkinlik

Benzeyen : Ses
Kendisine benzetilen : Yaralı Ceylan Kalbi
Benzetme Yönü : İçli
Benzentme Edatı : Gibi

sayfa 39

1 soru D-Y
2.soru : A
3. soru C
4.soru 1. kişileştirme 2. teşbih
5 : Karanlık Köşelerde simge olarak kullanılmıştır

sayfa 40
Hazırlık soruları

1- Bu eserin bulundugu coğrafya insanları tarihi kültürü herşeyiyle farklıdır ve bu eserlerin farklı olması sebeb olmuştur yani her milletin mimari anlayışı farklıdır.

2 malesef arkadaslar bunu yapamadım
3.soru Karmaşanın engellenmesi ,hastaların gideceği yeri bilmesi ve pratiklik için amaçlanmıştır
4.soru şiirde tema sudur 4+4+3 lük 11 li hece ölçüyle yazılmıştır.günümüzde suyun ne kadar önemli oldugunu vurgulamaktadır..

Sayfa 42

Koşma : Halk edebiyatıdandır-Nazım şeklindendir -redif,uyak kafiye vardır
sade ve anlaşılır bir dille yazılmıştır nazım birimi dörtlüktür 11 li hece ölçüsü vardır..

Gazel : Divan edebiyatındandır- aruz ölçüsü kullanılmıştır - nazım birimi beyittir
mahlas vardır anlaşılması zordur en az 5 beyit en çok 15 beyitten oluşur.

 

202. sayfanın hazırlık soruları;
1)yaşadığımız ilin tarihi özellikleri,nüfusu,coğrafi özelliklerini konu alan bir metin yazarak bu özelliklere dikkat ederiz
2)bu soruda bir yazarın veya santçının özelliklerin istiyor ben Ahmet Hamdi Tanpınar'ı örnek verdim ve ve bir metin yazarken dikkat edeceğimiz özellikler yaşadığı zaman,edebiyata katkıları,çevresi zihniyeti,öğrenim hayatı dikkate alınır


sayfa 204
1-)Bu metinde dönemin zihniyeti olarak insanların teknolojik gelişmelrden dolayı geceleri çalışmak zorunda olduğunu bazılarının ise sadece gündüzlerin çalıştığını anlayabiliriz.Ayrıca kıtalar arası uçuşlarında olduğu bu metinden anlaşılır.
2-)Bu metinin yazılış ama bilgi vermek ve yönlerdirmektir. Hedef kitleside uyku sorunu olanlar olabilir
3-)4 birim vardır işte yazdırmayın onların hepisi metinde adları yazıyo
4-)Bu metinin ana düşüncesi uykunun sosyal hayatımızdaki yeri ve önemidir.Yazıldığı dönemle ilişkiside işte o dönemde bazı insanlırın gece çalışmak zorunda olduğundan bazı psikolojik felan filan bozukluklar geçirmesi işte ilişkisi böyle
5-)Burda metin dilin göndergesel işleviyle kullanılmıştır. göndergesel işlev:bilgi vermek için olan vardıya hani işte o.
6-)Metinin konusunu, dil ve anlatımını etkileyen en önemli unsurlardan birisi hitap ettiği hedef kitlesidir. Metinin dili hitap ettiği hedef kitlesine göre farkılılık gösterir.Örneğin bu metinde hedef kitle biz yani cocuklar ya da normal sıradan bir insan değildir. Çünkü burada bazı bilinmeyen kelimeler vardır. Yani terimler vardır sirkadiyen nörötik kortizol senkronizatör vb. yani bunun hedef kitlesi bu sözleri bilen bu sözler hakkında az çok bilgi sahibi olan kişilerdir. eğer hedef kitle biz olsaydık bu kelimerin anlmı bir parantez içinde verilir ya da uzun uzun anlatılırdı.
7-)Bu metin bilimsel metindir makaledir. Makale diyince sadece gazete çevresinde gelişen edebi metinlerdeki makale gelmesin aklınıza bizim hoca böyle dedi ben onun yalancısıyım
8-)???????
9-)Bu bir makaledir nerdenmi anlıyoruz?
çünkü ispatlama var sonra hiç bir öznel yargılara yer verilmemiş.

Sayfa 215

1. günlük
2. röpörtaj
3.
4.tarihi
5.bilimsel
6.makale
7.
8.fıkra
9.mizah
10.hatıra
11.deneme
12.mektup
13.eleştiri
14.geziyazısı

 



 

Bu yazı_2461_kez okundu.


.
ilkögretim lise özel ders almak için arayin

Sayın Öğrenci Velimiz,

15 yıldan beri eğitim faaliyetleri içerisinde olan bir grubuz.
Özel ders ve eğitim faaliyetlerini kurumsal anlamda İstanbul'da ilk başlatan yine biziz.
Özel dersi, sadece zenginlerin alabileceği bir hizmetten çıkarıp herkesin ulaşabileceği bir hizmet haline getirdik.
15 yıldan beri , binlerce velimize hizmet verdik, öğrencilerin sınavlarda başarılı olmasında katkımız oldu. Birçok öğrencimiz , SBS sınavlarında yüksek başarı elde ederek en iyi Anadolu Liselerinde, Fen Liselerinde eğitim alma hakkına sahip oldu. Aynı şekilde, birçok öğrencimiz, YGS - LYS sınavlarında başarı elde ederek üniversite hayallerinde bizim de katkımız oldu.

Şimdi sıra sizin çocuğunuzda, sizin öğrencinizde. Tüm gücümüzle, tüm bilgi birikimimizle , sizin öğrencinizin okul derslerinde başarılı olması için çalışacağız. Özel ders ekibimiz; özverili, başarılı, konusuna hakim eğitmenlerden oluşmaktadır.Deneyimimizi ses tonumuzun size güven vermesinden anlayabilirsiniz.
Bizi aradığınızı biliyoruz. Bizi aradığınızda sıcak ses tonumuz, ilgili yaklaşımımız, konuya hakim olmamız sizi hayran bırakacaktır. Başarı için hedefe kitlenen eğitimcileriz. Bizden memnun kaldığınız durumda,

Anahtar Kelimeler

Özel ders

ilkokul öğrencilerine ders verenler

istanbulda özel ders verenler

ders almak istiyorum

özel ders fiyatları

özel ders veren öğretmenler

ilkokul yazılı soruları

özel ders almak istiyorum

matematik

fen bilgisi

ingilizce konuşmak istiyorum

geometri

fizik

kimya

dilbilgisi

sbs okul başarısı

ygs

LYS

Türkçe

ders vermek istiyorum

lise

özelders

coğrafya

özel ders ilanları

özel ders ücretleri

FADIME-HANIM

Lise 1 e giden oğluma Edebiyat dersi aldırdım. Universite öğrencisi tercih ediyordum.

Devamı

AHMET-BEY

8. sınıfa giden oğluma ders aldırdım. Hocamız çok ilgiliydi. Düzenli ders yaptık. Oku

Devamı

EZGI-HANIM

Birçok hocadan ders aldık. Ancak Fatih Hoca ile çalışmamızdan çok memnun kaldığımızı

Devamı

SERVI-HANIM

Oğlum lise 2. sınıfa gidiyor. 3 ay gibi bir zaman ders aldık. Oldukça memnun kaldım.

Devamı

UMRAN-HANIM

6. ve 7. sınıflarda Cem i dersaneye yolladım ama istediğim verimi alamadım. Ancak, Se

Devamı

SBS

SBS öğrencilerine verdiğimiz dersler, matematik, fen, türkçe, sosyal, ingilizce derslerini evinizde veriyoruz.Deneyimli öğretmenler evinize geliyor.

YGS

YGS öğrencilerine verdiğimiz dersler, matematik, geometri, fizik, kimya, biyoloji, tarih, türkçe, coğrafya, ingilizce, fransızca, almanca

LYS

LYS öğrencilerine Özel Ders veriyoruz. LYS-1 , LYS-2 , LYS-3 ve LYS-4 gruplarına özel ders veriyoruz. Dersane öğrencilerine, eksiklerini kapatmaları için garantili özel ders veriyoruz.

DGS

DGS sınavına girecek öğrencilere yoğun özel ders veriyoruz. Özel Dersler bire bir ya da grup olarak veriyoruz.

ALES öğrencilerine özel ders hizmeti verilir. 10 yıllık deneyimle Ales sınavı için özel ders alabilirsiniz.

TOEFL sınavına hazırlanan öğrencilere Özel Ders veriyoruz.